İki yıl önce müfettişler, Büyükşehir Belediyesini aradılar, taradılar ve sonunda Aytaç Durakla ilgili büyük(!) bir suç unsuru bularak hemen yargıya başvurdular.
Neymiş o suç?
Su dağıtmış vatandaşlara.
Kimin suyunu?
Belediyenin suyunu.
Akıl alacak gibi değil.
Günümüzde seçim arifesinde milletin vergilerinden sağlanan buzdolapları, çamaşır makinaları, velhasıl onlarca kalem vatandaşlara verilirken suç olmuyor, iki yudum su vermek suç oluyor.
Ayrıca böyle bir su dağıtım işi de yok.
İki yıldan bu yana hiç yoktan bir kentin büyükşehir belediye başkanı maydanozdan suç sebebiyle yargılandı ve sonunda beraat etti.
Peki, ne olacak şimdi?
Bu süreçte ki mağduriyetin hesabını kim verecek?
Bakın Sayın Durak dünkü savunmasında neler söyledi konuyla ilgili:
“Yargıya güvenim tamdır. Bu davada yine değerli yargıçlarımızın doğru karar vereceğine inanıyorum. Dosya içeriği ile ilgili de savunma yapmayacağım.” dedikten sonra,
Su fabrikasını yapan Büyükşehir Belediye iştiraki BELDETAŞ A.Ş.’yi kastederek;
“Elbette ki, belediye şirketleri iyi ellerde iyi, kötü ellerde kötü yönetilir. Burada insan unsuru çok önemlidir. Örneğin; 21 yıllık Belediye Başkanlık Dönemimde Belediye şirketlerinin yönetimi ve denetiminde uzman bürokratlara yer verdim. Bir tek meclis üyesini ve siyasi kişiyi şirket yönetimi ve denetimine almadım. Benim dönemimde Belediye Evleri, Belediye Ekmek Fabrikaları ilgili şirketlerimiz eliyle yapılarak, Adana Halkının yararına hizmet vermişlerdir. Ancak, benim yönetimden alınmamdan sonra yerime gelen Belediye Yöneticileri, Adana Büyükşehir Belediyesi Şirketlerinin yönetimine maalesef siyasi partilere kota vererek bazı siyasileri ve meclis üyelerini yüksek ücretlerle tayin ettiler. Özellikle Meclis Üyeleri, Belediyedeki toplantılarında şirketlere para aktarıyorlar, ve akabinde idare ettikleri şirketlerden de onayladıkları ihale ve işlemler dışında kendilerine de yüksek huzur hakları belirliyorlar.”
Yargı kararını verdi ve Sayın Durak beraat etti,
Bundan sonra ki süreç ne olur onu bilemem.
Süreç vicdanları rahatlatan bir kararla sona mı erer,
Yoksa kamu vicdanı rahatsız olmaya devam mı eder hep birlikte göreceğiz.