Kamu İşçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) günlerdir eylemde.
Bir tarafta sokaklarda eylemlerini sürdüren KESK üyeleri, diğer taraftan Meclise yürüme teşebbüsünde de bulundular.
Peki KESK'in derdi ne?
Bu eylemlerinde haklı mı?
Haksız mı?
Bunların tek derdi;
28 Şubat sürecinde millete dayatılarak getirilen kesintisiz eğitimin, kesintili hale gelmemesi.
Beyler kesintisiz eğitimin, diğer bir tanımla millete yapılan dayatmanın, aynen devamını istiyorlar.
Bunlar bir de demokrat olacaklar.
Peki millet ne diyor?
Millet te aynen şunu söylüyor;
"Benim çocuğum ilkokuldan sonra tercih yapabilsin. İmam Hatip ortaokuluna gidecekse oraya gitsin, Meslek lisesinin orta kısmına gidecekse oraya gitsin" diyor.
Bu beyler;
"Olmaz efendim milletin tercih hakkı olmasın. 28 Şubat sürecinde bir dayatma sonucu getirilen sistem, aynen devam etsin" diyor.
Şimdi sormak lazım,
Demokratik olan talebi,
Cumhuriyet Halk Partisi başta olmak üzere KESK üyeleri ve BDP'liler mi ortaya koyuyar?
Yoksa, eğitimde seçme hakkının verilmesini isteyenler mi demokratik bir olguyu ortayay koyuyor?
Buyurun sizler kararını verin
Bunların derdiy belli.
Bunlar derdi bu milletin evlatlarının, milleti şumullendiren ve millet olgusunun ortaya çıkmasının çimentosu olan din eğitiminin verilmemesidir.
Elbette yeni ortaya konan 3+4 sistemiyle ilgili eleştirilerimiz var, ama iktidarın milletin talebini gözönünde bulundurarak tercih hakkını iade etmesi, eğitim sisteminde yapılacak olan en güzel işti.
Aklı selim olan AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi bununla yetinmeyip, isteyen öğrencilerin Kur'an eğitimini alabilmelerinin de önünü açtı.
Eğriye eğri doğruya doğru.
Dolayısıyla bu doğrular için verilen tarihi karar nedeniyle, her iki partiyi de tebrik ediyorum.