Dün Sabah Gazetesi’nin Güney ekinde, küçük ama anlamı büyük bir haber vardı.
Otoban kenarlarında kamyon ve tır şoförlerini durdurarak, gayri ahlaki bir şekilde insanları tuzağına düşüren kadınların rezilliğiyle ilgili haber, yıllardır Adana bölgesinde devam eden ama ne hazindir ki yıllardır sürdürülen bu rezilliğe, bu kentin etkililerinin ve yetkililerinin de sessiz kaldığı bir rezillik.
Doğrusu bu konuda işin iç yüzünü bilmeden sırf yardım etme amacıyla duran, ama durduğuna duracağına pişman olan insanlarımızda yok değildir.
Çünkü bu konuda yıllardır çok şikayetleri duyuyoruz.
Ağır yük araçlarının şoförlerini tuzaklarına düşüren bu rezillerin yaptıkları tek şeyin, hırsızlık olmadığını kimse söyleyemez.
Bal gibi de bu utanmaz haysiyetsizler insanların tuzaklarına düşürerek hırsızlık yapmaktadırlar.
Bu soygun operasyonlarını gerçekleştiren rezil kadınların yalnız olmadıkları da ifade ediliyor ve geri planda yardımcılarının varlığı hemen herkes tarafından da bilinmektedir.
Yani sizin anlayacağınız kadınların kullanıldığı örgütlü bir soygun hikayesidir otoban kadınlarının yaptığı iş.
Oto yollarda, trafik ihlallerinde haklı olarak göz açtırmayan yetkililer, neden bu rezalet karşısında sessiz kalıp göz yummaktadırlar?
Bu işe göz yumuluyor diyorum, çünkü bu yeni bir olay olmayıp bu konuda 90’lı yıllardan beri şikayetler olmakta, ama o gündür bu gündür bu pislikler otobanları kendilerine mesken tuttular ve görünen o dur ki tutmaya da devam edeceklerdir.
Öncelikle bu konuda Sayın Adana Valisine iş düşüyor.
Bu rezaletin kalkması için,
Bu pisliklerin insanları tuzaklarına düşürmemesi için;
Sayın Vali emir verdiği takdirde bu rezaletin ortadan kalkacağına inanmaktayız.
Bu rezilliğin bir başka boyutu ise, yabancı turistler açısından var olan tehlikedir.
Avrupa ülkelerinin kültüründe var olan oto stop nedeniyle, otobanda aracıyla gitmekte olan bir turist, el kaldıran bu rezil kadınların işinin rezillik olduğunu bilebilir mi?
Elbette bilemez.
Dolayısıyla bilemediği için, olası bir tuzağa düştüğü an bunun faturası bu rezillere değil, bu ülkeye çıkar.
Sabah Gazetesi muhabiri gerçekten güzel bir haberi yakalamış, ama söylediğim gibi manşetlik bir haberi küçücük vererek öldürmüş olsa da anlam itibariyle büyük bir habere imza atmıştır.
Sonuç olarak etkililere ve yetkililere sesleniyorum;
Bu rezilliğe daha fazla müsamaha göstermeyin ve kanayan bu yarayı kesin atın diyorum.