Bu gün ister Müslüman olsun veya olmasın, sahip olduğumuz bu medeniyeti Allah'ın Resulü Peygamber efendimize (S.A.V) borçlu olduğumuzu hepimiz idrak etmekteyiz.
Tamamen bir zulmün hakim olduğu, kız çocuklarının diri diri gömüldüğü, kadının insan kabul edilmediği, Hakkın ve hukukun ayaklar altına alındığı bir düzeni, ayaklarının altına alarak İslam Güneşi'ni yeryüzünde dalgalandırarak büyük bir medeniyeti inşa eden efendimizin doğum günüyle ilgili etkinliklere, Adana Valiliğinin ev sahipliği yapması anlamlı ve önemlidir.
Daha önce dönemlerde Valilikler, oluşturulan korku imparatorluğu nedeniyle, milletin böylesine önem arz eden değerine ev sahipliği yapmazdı.
Ama özellikle şu iki dönemdir Valiliğin, milletin teveccühüne mazhar olan ev sahipliği elbette önem arz etmektedir.
Dün Sayın Adana Valisi basın mensuplarını davet ederek, Peygamber Efendimiz, (S.A.V)'in doğum günü etkinlikleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Kutlu Doğum Haftası'nın önem arz eden temel özelliğinin, sevgi, saygı ve kardeşlik olduğuna dikkati çeken Hüseyin Avni Coş bey, 17 Nisan akşamı Stadyumda yapılacak olan programda Adana'dan evrensel mesajların verileceğini söyledi.
Verilecek mesaj önemli, çünkü verilecek olan mesaj bu gün dünya insanının muhtaç olduğu, İslam Dini'nin temelini teşkil eden kardeşlik mesajıdır.
Diğer taraftan Adana İl Müftüsü Arif Gökçe'de yaptığı açıklamada, etkinlikte çocuklara üzerinde, 'Canım Peygamberim' yazılı tişörtler, balonlar ve kitaplar hediye edileceğini söylemesi ise çocuklarımıza bu yüce dinin verdiği ehemmiyeti göstermektedir.
Her insanın kurtuluşunun reçetesi olan Peygamber medeniyetinin dalgalandırılmasına vesile olanları bu vesileyle kutluyorum.
xxx
Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Çukurova Üniversitesi arasında meydana gelen çekişmelerle ilgili de açıklamalarda bulunan Adana Valisi Hüseyin Avni Coş, meydana gelen çekişmelerin çağdaş zihniyet kriterlerine uymadığını, hukuk devletinde yaşayan bireyler olarak meselelerin hukukun ışığında çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Üniversite arazisi üzerindeki sondaj sırasında Çukurova Üniversitesinin ortaya koyduğu manzara gerçekten hoş değildi.
İki metrekarelik alanda yapılan sondaj çalışmalarına gösterilen tepki tam anlamıyla sokak gösterilerini anımsattı.
Oysa olaya sebebiyet veren arkadaşların hemen tamamı akademisyenler olup, başlarında ise üniversitenin rektörü vardı.
1 Milyon 700 bin metrekarelik bir alanda yeni kurulacak üniversite için bir alanın ayrılmasıyla kıyamet mi kopacak?
Yoksa üniversite bu nedenle dar bir alana mı hapsedilecek?
Kaldı ki söz konusu yer Çukurova Üniversitesi’nin tapulu malı olmayıp hazine ait bir yerdir ve hazineye ait olan bir yere ülkenin bilim açısından önünü açacak bir ilim yuvasına engel çıkartılıyor.
Ç. Üniversitesinin o tutumu yanlıştı ve kaldı ki büyük bir arazi içerisinde yer alan üniversite yeni oluşturulacak kardeş bir üniversiteye engel olmamalı, tam tersine yardımcı olmalıydı diyorum.