Haklıkul baba olmanın gereğini yapmış!

Osman PALAMUT

23 Nisan 2012 Pazartesi 13:21

Hafta sonu akşam geç vakitlerde Büyükşehir Belediyesi basın servisinden Abdurrahman Haklıkul arayarak, kendisiyle ilgili yer alan haberlere üzüldüğünü ifade edip,

“Abi bir baba evladının uğradığı haksızlık karşısında sessiz mi kalır, yoksa tepkisini mi ortaya koyar?”    

Şeklinde bir soru sordu.

Hiçbir baba evladının uğradığı haksızlık karşısında sessiz kalmaz.

Her baba evladının uğradığı haksızlık karşısında, doğal olarak yanında yer alır ve almaya da mecburdur.

Abdurrahman Haklıkul ile iki yıldan beri telefonla da olsa görüşmedim ve bir sohbetim olmadı.

Hatta kendisini bir iki kez aramama rağmen, telefonu açmadığı gibi daha sonra da dönmedi.

Bu ayrı bir şey, ama doğruları ifade etmek ise apayrı bir şey olsa gerek.

Arkadaşımızın evladı çalışmış olduğu işyerinde bir haksızlığa uğramış ve bir baba olarak kendiside gidip baba olmanın gereği duyarlılığını göstermiş.

Ancak bu olay karşısında bir kaşık suda fırtınalar koparıp, arkadaşımızı günah keçisi ilan etmek doğru değildir.

Bu arkadaşımızı severiz veya sevmeyiz, ama bu olay karşısında Abdurrahmanı eleştirmek insafsızlık olur.

Diğer taraftan, her şeyden önce bu arkadaşımız bizim meslektaşımızdır ve meslektaşımızı yerden yere vurmanın da bir mantığı yoktur diyorum.

Dolayısıyla bizim de sitemizde yer alan haberin kaldırılması, arkadaşımızın beni bilgilendirmesiyle meydana gelmiştir.

Yoksa birilerinin talimatıyla değil.

Gazetemiz hiç kimseden talimat almaz ve doğru bildiği yolda ise taviz de vermez.

Sonuç olarak Haklıkul baba olmanın gereğini yapmıştır diyorum.

                                              xxx 

BDP’li vekilin edepsizliği yanına kar mı kalacak?

BDP’li vekil hasta yakınını nedeniyle bir doktoru tartaklamış.

Daha doğrusu edepsizlik yaparak kişiliğini ortaya koymuş

Bu da yetmiyormuş gibi, bakanlığı arayarak aynı tavrı tekrar gösterebileceğini söylemiş

Şu pişkinliğe ve şu edepsizliğe bakın.

Milletin vekaletini alan bu şahsiyet, utanmadan ve sıkımlardan milletten aldığı maaşla vekillik yapacak ve sonra da dönüp millete hakaret edecek.

Adamların hamurunda, dağdaki insanı öldürme kültürü olduğu için, vekilde olsa şiddete başvurmadan duramıyor ve her işlerini zorbalıkla halledebileceklerini sanıyorlar.

Aslında yeni anayasada öylesine bir madde olmalı ki, böylesine olaylar karşısında vekillikleri düşmelidir.

Çünkü bu olay millete bir hakarettir

Bakalım böylesine caydırıcı bir cezaya rağmen, bu edepsizler istedikleri gibi hareket edebilecekler mi?

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.