CHP iktidarın alternatifi ve gerçek anlamda beklenen muhalefeti olma yolunda, daha çok ezber bozan kararlar alsa ne olur? Kıyamet mi kopar! Prestiji ayaklar altına mı düşer? Bizleri seçim dönemi değil, öncesi hamleleri ile şaşırtmalı. Yeni bir siyaset konsepti oluşturmalı. Vitrin değişikliği, ürünlerini pazarlamaya tek başına yeterli bir faktör değildir.
Seçim dönemlerinde popülist söylem ve eylemlerden bıkmış ve bu konuda eczaneler dolusu hapı yutmuş bir millet olarak, onca deneyimden sonra, bu tür manevraların sökmediği anlaşılmış olmasına rağmen..
Türban diye adlandırılan Baş örtme sorununa, iktidarı içine alacak pozitif çözümleme ve teşebbüsler CHP’yi bitirir mi, yoksa takdirleri silip süpürür mü?
Hangi CHP’liye sorarsanız sorun; bu vatanı sever, bu coğrafyanın insanı olarak halkının mutluluğunu ister. Ecdadını, kendilerine oy vermeyenlerin sevdiği kadar, hatta daha fazla sevdiğini söyler, söyleyebilir. Bunda ne var?
Onlara göre bütün projeksiyonları; halk için, sosyal zemine oturtulmuş argümanlar ile halkın mutluluğu içindir.
Tam da burada, küçük bir parantezin içine sıkıştırmak istediğim bir realite var. O da şu; maalesef, gerçek olanı dile getirirken, bunu kendilerinden başkası söyleyince, kusur arayıcılığı ve bahanelerle red etme hastalığı yaygın.. Bu durum kimi zaman iktidar partisinde de görülebiliyor..
Meseleyi biz yine de pozitif temenni ve tavsiyelerle sürdürelim.
Halkın değer yargılarına ideolojik yaklaşımlar ile değil, çağdaş beklentilere cevap ve sorun giderici bir duruş sergilese, şu an içinde bulunduğu çıkmaza inat daha çok mu oy kaybeder acaba?
Ayasofya’nın, cami olarak hizmete açılmasını sağlayacak bir öneriyi CHP verse ne olur?
Kamusal alan garabetini çözümlemede, adına akreditasyon denilen yasaklar şeridini ortadan kaldırmaya dair teşebbüs ve dileklerde bulunsa, kavram olarak muhafazakar kelimesine şerhim olsa da, kendini öyle gören büyük bir kitlenin beklentilerine muhalefet etmeden çözümde katkı koyucu olsa; CHP için, iktidara alternatif bir parti için kötülük mü olur?
Otuzlu- Kırklı.. yılların kabuk tutmuş, küf kokan siyasi zaviyelerinden kurtulmanın zamanı gelmedi mi? CHP’yi dizayn etmeye çalışan siyaset mühendislerinin kapalı kapılar ardındaki hesapları, CHP’ye gerçek anlamda muhalefet etme şansını vermiyor maalesef. Bu durum ise; zaman zaman şımarmaktan haz alan bir iktidarın yanlışlara girmesine de vesile olmuyor mu?
Ezber bozacak, yapıcı, iktidarı içinde bulunduğu aşırı güven ve şımarıklıktan kurtaracak, daha üretken, halkın sadece bir kesiminin değil, her kesiminin yanında, şaşırtan, mutlu eden, umut veren, hakikaten iktidara alternatif bir muhalefete her zamankinden daha çok bu ülke insanının ihtiyacı var!
Komitacı yaklaşımlardan öte, değişimi düşünen, halkın geniş kesimlerinden oluşan kanaat önderlerinin ve düşünürlerinin bir araya getirileceği, yeni, yeniden “olması gereken” bir muhalefet için, bir dizi toplantının içten, popülist kaygılar olmaksızın yapılması evla olmaz mı?
İktidar partisinin içindeki muhalefet sesleri, yetersiz, cılız ve kötü çocuklar olarak görüldüğünden amacına ulaşamıyor. Bazılarının kırılgan ve içe dönük olmaları, darılganlıkları ayrı bir handikap.. Direnmelerine zaten müsaade edilmiyor. Muhalefet ise, akordu bozuk enstrümandan dillendirilmeye çalışılan nadide bir beste gibi..
Yazık oluyor? Kime mi? Siz karar verin!
Sevgi ile kalın..
akt