Bu kampanya kaçmaz!

A.Kadir TUNÇER

05 Haziran 2012 Salı 12:11

Vaktin yirmidört saatini yaşayan nefsin dur durak bilmez temennileri, insanı şaşkına çevirebiliyor..

İnsan öylesine sabırsız ki; buna şükürsüzlüğü eklediğinizde işte o zaman vaveyla kopuyor!

Çekilen her türlü sıkıntının dayandığı mesnetsiz duvar; isyan oluyor.. Yaşanan olayların neden’leri ve niçin’leri, her bir konu için ayrı mütalaayı gerekli kılıyorsa da, resmin kendisi bile ürkütücü olmaya yetiyor.

İtidal aklı, akıl adalet ve insafı, muhakeme melekesi doğruyu bulma metodolojisi ile imanı, iman teslimiyeti,  bütün bunlar da; zincirin son halkası öncesi kulluk bilincini diri tutmayı, kavramayı ve önemine binaen bütün bu değerler; yolculukta şarampole düşmemek için, sabır ve şükrü gerektiriyor.

Kampanyadan yararlanmak isteyenlerin gönüllerinden ve akıllarından çıkarmamaları gereken şifre!

İçinde bulunduğumuz bu “rahmet iklimi”nin başlattığı doyumsuz ve “sınırsız kampanya” büyük bir fırsat kapısını aralıyor bizler için.. Bundan alabildiğine, olabildiğince yararlanabilene a ş k olsun!

Vaktin günbatımı, şafakların gün doğumunda bile tecelli edebiliyor.

Vakte; vaktin asıl sahibi hakim, biz değil! Bu nedenle; sınırlı bir zaman aralığında, basit olarak yerine getirilebilecek ve karşılığında az bir bedel ile sıkıntısı çekilecek bir eylemler manzumesinin karşılığında, nâmütenahi ( sonsuz ) kazanımlar elde etmeyi kaçırmak, aklını kaçırmaktan farksız olmaz mı?

Ticaretin en akıllısı, en çok ve verimle elde edilen helal kazanımlar ve sonuçları ile ölçülür.. Bir’e karşı bir ya da diğer bir tanımla, yüzde yüz kazanç bile büyük bir kârlılık olarak değerlendirilir. Halbuki; maksimum yüz yıllık bir ömrü, yüz lira gibi değerle tanımladığımızda; bunun sınırsız ve sonsuz bir hayatın yanında ne değeri var diye düşünmez mi insan? Değil ömrün tümünü, - ki ne kadarını tasarruf edebileceğimiz de meçhul- içinde bulunduğumuz demin, en azından bu mevsimini kendimize çok görmemeliyiz. Sonsuzluğu, bir metelik bile etmeyene feda etmemeliyiz diye düşünüyorum.

Herkesin kendince yaşadığı ve taşıdığı yük kendisine ağır gelir! Taşıyabileceği ve kapasitesine göre sırtına yüklenen yükün altından akılla, onurla, sabırla, şükürle kısacası tam bir teslimiyet ve olgunlukla kalkma ve yol alma zamanıdır. Kabul etsek de etmesek de, istesek de istemesek de, iyilik ve güzellikleri paylaşsak da paylaşmasak da “ zaman ”, sahibinden aldığı direktif ve çizilen rota doğrultusunda yol almaya devam ediyor.

Delik deşik olan heybemizi onarıp, toplayabildiğimiz kadar azıkla, maveraya doğru gidilen yolda, yarın mumla arayacağımız ve ölümüne değil, ölümsüzlüğüne bize lazım olacak azığı toparlama, ganimetten azami ölçüde faydalanma ve kampanyadan dolu dolu yararlanma vaktidir!

Üstelik hazır fırsat kapımıza, eşiğimize, bitişiğimize gelmişken.. Bu iyilik kapanı’ndan ve kampanyasından kapabildiğinizi kapın! Böylece kapan/a gerçekten a ş k olsun! 

Yoksa yarın çok geç olabilir!

Sevgi ile kalın..

akt

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.