Adana Çiftçiler Birliği Genel Sekreteri Oana Çorat, Türkiye’nin yağ açığı konusunda yaptığı açıklama modern tarım takviminin aksine, vatandaşı tek yönlü bilinçlendirmeye yönelik olmuştur ve bu talihsiz bir açıklamadır.
Elbette Türkiye’nin ciddi bir yağ açığı vardır ve bu açığın kapatılmasında özellikle Sunar Mısır gurubunun, mısır ekicisine verdiği destek çerçevesinde büyük gayretleri ve mücadeleleri bulunmaktadır,
Peki ,Sunar Mısır’ın yağ açığının kapatılmasına yönelik yaptığı bu mücadeleyi kaç sanayicimiz yapıyor?
Ne yazık ki ikinci bir kurum veya kuruluş gösteremezsiniz
Yağ açığı; tamamen dayanışma ve tarım takviminin iyi bir şekilde işletilmesiyle kapatılacak bir sorundur.
Adana Çiftçiler Birliği Genel Sekreteri kanola konusunda tıpkı 80’li yıllarda, Soya konusunda olduğu gibi önemli bir görüşü ortaya koyuyor.
Kanolanın buğday ekimine göre, büyük bir cazibesinin olduğu doğrudur.
Kanolanın diğer yağlı bitkilere göre, yağ oranının daha yüksek olduğu doğrudur.
Kanolanın buğdaya göre, getirisinin de daha fazla olduğu doğrudur.
Ama unutulmamalıdır ki ,her zaman tercih edilen Çukurova buğdayını bu topraklardan silerseniz bu bir felaket olur.
Üreticiler elbette teşvik edilsin, kazansın ve bu ülke diğer kalemlerde olduğu gibi yağ konusunda dışarıya muhtaç olmasın ama bu açık kapatılırken, sırf ticari getirisi nedeniyle buğdayın yerini alması gerektiği yönünde açıklamalar yapılmasın.
Yanlış yönlendirmeler ve tarımsal politikalar sonucu tıpkı pamuğun Çukurova bölgesinden uzaklaştırıldığı gibi, buğdayın da akibeti pamuk gibi olmasın,
Dolayısıyla her yıl milyarlarca lira vererek getirdiğimiz kanola yağını bu topraklarda ekerek elde edelim, ama doğruları ve yanlışları iyi hesap ederek