Bir Ezan’la gelip, bir Sela ile çekip gideceğimiz ve her karesinde yaratıcısını işaret eden şu Küre i Arz’a, bu arzda yaşayan millete ve milleti millet yapan değerlere elbette doyum olmaz.
Ancak seyrine doyum olmayan bu alem, ne kadar güzel olursa olsun, ne kadar cezbedici olursa olsun, tamamen bir imtihan salonu olup, bir fotokopiden ibarettir.
Fotokopinin aslı ise; Yüce Yaradan’ın gösterdiği adres olup, asıl doyumun olmayacağı yer de orasıdır ve kim bilir o aslı nasıldır?
2007 Yılında yakalandığım rahatsızlık karşısında geçirdiğim ameliyat sonrası, sıkıntısız yaşamanın lüksü yaklaşık 10 gün öncesine kadar sürdü.
10 Günden bu yana tekrar nükseden rahatsızlığın verdiği sıkıntı karşısında, şimdi ilaçlı bir tedavi sürecine girdim.
Umarım bu tedavi iyi sonuç verir.
Ancak bu günkü yazımın konusu bu değil.
Yazımın amacı gönül dostlarımdır.
İşte doyum olmayan ve fotokopi olmayan da gönüllere giren dostların bizatihi kendileridir.
Nefislerin hakim olduğu ve hakim olan nefislerin belirleyici olduğu bu ortamda, bir dostun varlığı dünyaya bedeldir desem, sanırım abartmamış olurum.
Nedenine gelince;
Gönül dostları; dünya beklentileri peşinde koşanların tersine, ahret aleminde de var olacak dostlardır ve ne mutlu o gönül dostlarına.
Bu çerçevede önceki gün Taner kardeşimin yazısını ve bu yazıya tepki veren dostlarımın sözleri gördüm.
Öylesine bir mutluluk ki, izah etmekte zorlanıyorum.
Taner genç bir kardeşimiz, ancak Hak ölçüsü söz konusun olduğu zaman, haksızlıklar söz konusu olduğu zaman, garip gurebanın hakkının çiğnenmesi söz konusu olduğu zaman, velhasıl milletin hakkına göz dikildiği ortamlarda gösterdiği duyarlılık, dürüstlükten yana tavır gönülleri feth ediyor.
Bu duyarlılık yalnız Taner kardeşimle sınırlı olmayıp, aynı duyarlılığı gösteren; Naim Yalçınel, A. Kadir Tunçer, Süleyman Türker, Ali Adamhasan, İrfan Can, Murat Taş ve Hüseyin Acarlar: sevgili Taner’in kamuoyu görevi yapan sitesinde hizmet ederek haksızlıklar karşısında susmayıp doğruları büyük bir cesaretle kamuoyunun gündemine getiriyorlar.
Sonuç olarak, “Allah Şifa versin” diyerek dua eden başta sevgili kardeşim Taner Talaş’a, bizzat telefon ederek yakın ilgilerini esirgemeyen ve gerekse sevgili Taner’in yazısına yorum gönderen dostlarıma teşekkür ediyorum.
Ne mutlu hesabı maddi olmayıp, gönül muhabbeti olan gönül dostlarına diyorum.