Kirlenmiş şehir mi?
Kirli yetkililer mi?
Rifat Söylemez yine kirlenmiş şehirden bahsetmiş.
Oysa;
Şehir masum, şehir cömert, şehir pislikleri bağrına gömüyor ama sesini çıkartmıyor.
Ya teklili olanlar?
İşte ne oluyorsa o yetkiyi elinde bulunduranlarda oluyor ve kirlilik düğümü orada.
Sizin anlayacağınız Ali -Cengiz oyununu oynayan yetkililer, uygulamaya koydukları planlarıyla kirlenirken, şehri de kirletmiş gibi gözüküyorlar.
Yok öyle bir şey, kirli olanlar bataklıkta gezenlerdir.
Peki kim bu yetkililer?
Hiiiiiiiiiiç kimse kusura bakmasın, bu yetkililerin üç ayağı var.
Bazı;
Siyasi irade,
Bürokrat,
Ve basın mensupları.
Anlayacağınız o kirlilik bataklığında, bazı basın mensupları adeta bayraktarlık yapıyor.
Haaa, o basın mensuplarının partisi pırtısı ve ideolojisi de yoktur.
Onların varları yokları; o pis nefislerini en iyi şekilde tatmin etmektir.
Tatminliğin sınırı da yok.
Lüks arabalar, vilalar, yazlıklar, kışlıklar, velhasıl hayal güçlerini genişlettikçe bataklığada girdikçe giriyorlar.
Bunlar bir de iki yüzlüdürler.
Bu gün sosyal demokrat sa, yarın muhafazakarlık oyununu sırf ceplerini doldurup nefislerini tatmin etme uğruna usta bir oyuncu gibi oynamayı da ihmal etmezler ve karşı tarafa da bal gibi yutururlar o yapmacık oyunlarını.
Ah be kardeşim, başından beri söylüyorum;
Bu şehir kirli değil.
Aksine bu şehirde kirlenmiş insanlar kirli vurgunlar yapıyor diyorum ama sen bana kızıyorsun.
Söz konusu kirlilik irdelensin diyorsun, ama buna alkış tutan ve alkış tutarken o kirlilik deryasına girip kirlenme şerefiyle onurlanan ve pis nefislerinin peşinde koşturmaktan yılmayan basın alemindeki namertlerde irdelensin?
Çünkü kirliliği yayan yalnız bir takım siyasi irade ve bürokratlar değil, kamuoyu oluşturulmasında yetkili olan ve söz konusu kirliliğe ortak olan basın mensupları da var.
Senin anlayacağın o bazı basın mensupları sütten çıkmış ak kaşık değil ve bu nedenle öncelikle kendimizi sorgulayalım diyorum.
Yazının büyük bölümüne katılıyorum ve eline sağlık diyorum, ama bir iki belediyeyi adres gösterirken, tarafsız bir şekilde göstermen gerekenleri göstermemen de hoş olmamış doğrusu.
Nedense hep Aytaç Durak ve Yıldıray Arıkan üzerinde duruyorsun?
Neden?
Oysa ajandanda başkaları da var ve doğal olarak sormak istiyorum, ne oldu onlara?
Yoksa onlar kirlilikten arındılar mı?
Kamuoyuyla palaştığın yazılarında, Aytaç Durak konusunu kendine önemli bir malzeme olarak görüp sık sık dile getiriyorsun.
Allah aşkına üç yıldır Aytaç Durak yok,
Peki ne değişti?
Değişen şu oldu;
Hani bir deyim var ya; "Cambaza bak camzaba" diyerek vatandaşı soyup soğana çeviren namert üç kağıtçılar gibi, başından beri sürekli Aytaç Durak olayına dikkat çekip büyük vurgunlar olmadı mı bu kentte?
Kimse bu numaraları yutmuyor, ama herkes halinden memnun olduğu için çıkıp senin gibi isyan etme ihtiyacı hissetmiyor.
Demirspor'a müdahale olayı külliyen yanlıştı ve bu yanlışlığa hepimiz karşı çıktık.
Doğru olan ise başarılara imza atmış bir kulüp başkanına sahip çıkmaktı, ama ne yazık ki bunun tam tersi oldu.
Doğruya doğru eğriye eğri deme becerisini göstermemiz gerekir.
Şu dikkat çektiğin İl İdaresi
Ayıptır ve günahtır,
Bırak senin gündeme getirdiğin yolsuzluk iddialarını bir kenara, bu kurumda devlet terbiyesiyle ve işine olan sadakatiyle hepimizin gönlünde taht kurmuş olan Hüseyin Başçı'yı sürgün etmenin bir mantığı var mı Allah aşkına?
Varn mı insanları çoluk çocuğundan ayırarak onları perişan etmek.
Bu anlayış taaaa.... 12 Eylül öncesinde kaldı biliyorduk.
Ama ne hikmetse Hüseyin Başçı'ya kimse sahip çıkmadı
Bu keyfi hareketler aynı zamanda AK Parti misyonuyla taban tabana çelişmektedir.
Açıkça ifade ediyorum, bu kurumun başındaki beyefendiden AK Partilil kurmaylar da ne yazık ki memnun değil.
En üst düzeydeki AK Partili kurmay bunu bizzat bana söylediği için rahatlıkla ben de ifade ediyorum.
Sonuç olarak büyük bir bölümüne katıldığım yazın için şunu söylüyorum;
Bu kent kirli değil,
Kirli olan her şehirde olduğu gibi Adana'da da kirlilik bataklığında vurgun vuran kirli insanların bizatihi kendileridir.
Dolayısıyla gırtlaklarına kadar harama bulanmış olan bu zatlara, milletin parası zehir ve zıkkım olsun diyorum.