İçinde bulunduğumuz rahmet iklimi, hayatımızın son nefesine kadar vermekte olduğumuz “sınav”dan bizleri beri kılmıyor, aksine sınavın merkezinde tutarak, kulluk bilincimizi sınava tabi tutuyor, bizlere bu fırsatı sunuyor..
Günlerdir medyadan takip ettiğimiz olayların hızı, başımızı döndürüyor.. Bütün yaşananları göz önünde bulundurduğumuzda; midemizi bulandıran, canımızı fazlasıyla sıkan olaylar tahammül sınırlarımızı zorluyor.. Beynimden vurulmuştan beter oluyorum.. Kaç gündür teenni içinde gelişmeleri âcizane izlemeye çalışıyorum. Bir karşılığı olacak mı diye.. Onca mezalim ve vahşet karşısında.. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nun küçük çaplı Mısır gibi Ülke liderleriyle yaptığı bazı temaslarından başka; ne dışişlerimiz ne de fiyakalı STK’larımız ve yazarlarımızdan çıt yok dediğim anda vicdanlardan bir kıpırtı başladı. İstenilen dozda olmasa da; AK Parti Dışişlerinden sorumlu Gen. Başkan Yardımcısı Çelik’ten, son zamanların moda platformu twitter hesabı üzerinden bir açıklama yapıldı. Gerekli teşebbüsler başladı diye.. Geç de olsa, doğrusu bu da umut verici bir gelişme..
Yine de canım acıyor.. İçim burkuluyor Burma adına..
Devletin Dışişleri Bakanlığının resmi bir açıklaması yine yok.. Kamuoyu olarak “olması gereken” teşebbüs ve açıklamaları, en kısa süre içinde devletin resmi makamlarından bekliyoruz.
Müslümanlar katlediliyor!
Arakan'da Müslümanlara katliam uygulamaları ve çaresiz kaçışlar tam yol ileri..
Son bir ay içinde 1000'den fazla kişi inançları nedeniyle katledildi. Bir millet yok olmaya, sürgünler yaşamaya mecbur bırakılmış durumda! Budist Çeteler binlerce müslümanı diri diri yakıyorlar! Evlerinden zorla sürülen 100 bin Müslüman nehirlerde can veriyor!
Arakan'da 4 milyon insan ölümle karşı karşıya. İran yönetiminin uluslararası toplum, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve BM nezdindeki girişimleri menfur olaylara dikkat çekme ve müdahale noktasında dünya kamuoyunu harekete geçirmesi açısından biraz ivme kazandıracak gibi.. iyi de bizler olayların neresindeyiz? Liderliğe soyunan bir ülkenin, inanç ve haksızlık noktasında duyarlı olduğunu iddia eden bir iktidarın konuya ilişkin dondurucu ve bana göre kahreden tutumu ve sessizliği, üzülerek ifade etmeliyim ki tam bir temenni ve düş kırıklığından başka bir şey değil..
Myanmar, Çinhindi'nin kuzey batısında yer alır. Komşuları kuzey batıda Hindistan ve, Bengladeş kuzey doğuda Çin Halk Cumhuriyeti, güney doğuda Laos ve Tayland'dır. Ülkenin güney batı kıyıları Bengal Körfezi ile çevrili bir ülke.. Myanmar'da gelişkin bir Buda uygarlığı var.
Bölgeye yardım götüren İHH İnsani Yardım Vakfı; konuya ilişkin olarak yaklaşık 22 sayfalık geniş kapsamlı bir raporu dünya ve Müslüman kamuoyu ile paylaştı.. Durum gerçekten içler acısı. Dışişlerimizin Arakan’da yaşananlardan habersiz olduğunu düşünmek bile istemiyorum. Haberi yok ise bir fecaat, var da seyirci kalıyorsa ayrı bir rezalet, binlerce kardeşimizin soykırım derecesinde mezalime maruz kalmasını kayıplardan sonra idrak etme noktasına gelmişse tam bir öngörüsüzlük..
Dışişlerimiz ve seçkin STK’larımız acilen harekete geçmelidir!
Bu haksızlığa son verme sorumluluğu; sadece uluslararası toplumun değil, özellikle başta Türkiye Hükümeti olmak üzere, halkı Müslüman olan diğer ülkelerin ve haberdar olan bütün Müslümanların sorumluluğundadır..
Haksızlık karşısında susmanın ne manaya geldiğini iyi bilenlere..
Sevgi ile kalın..
akt