Ahlak, edep ve haya duygusu; insanoğluna bahşedilen en büyük hassasiyettir.
Bu duygulara bezenen bir şahsiyet, en küçük bir ahlaksızlık karşısında utanç duyar.
1970'li yıllarda İkinci çalışma adresim olan Yeni Adana Gazetesi, gün geldi büyük bir ekonomik sıkıntı içerisine girdi. Ancak, kurulduğu günden beri uygulayageldiği soyluluk ilkesinden zerre kadar ödün vermeden sıkıntılardan çıkma uğruna malını sattı, mülkünü sattı ve ayakta kalmaya çalıştı.
Ne gazetemiz imtiyaz sahibi kulakları çınlakın Çetin Remzi Yüreğir ağabeyimiz şikayet etti, ne de çalışanlar olarak aylarca maaş alamamıza rağmen tek bir şikayetimiz olmadı.
Ya günümüzde?
Günümüzdeki gelişen soysuzlukları duydukça meslek adına utanç duyuyorum.
Önceki gün mesleğinde çok başarılı olan hanım bir kızımız arayıp utanç verici gelişmelerle samimiyetime inandığı için içini dökerek, "Abi ne olacak bu ahlaksızlık?" diyerek yol haritasını belirlemeye çalıştı
İşleri güçleri uçkurlarında ve parasal getiride olan bazı soysuz gazeteci bozuntuları, gazeteye ekonomik getiri sağlanması uğruna olmadık ahlak ve haya kurallarını alt üst edecek önerilerde bulundukları kızımız, o hayasızlık karşısında soyluluk kokan cevabıyla adeta bu soysuzlara ders veriyor.
Bu meslek öylesine yozlaştı ki, iş alemi adeta mesleği gazeteci olan kişilerden artık kaçıyor.
Neden böyle oldu?
Şöyle bir düşünün ve kendinizi sorgulayın.
En azından karşınızda duran ve bu meslekte adeta bir okul olan Yeni Adana Gazetesi'nin ortaya koyduğu ilkelerden ders alın utanmazlar.
Herkes haddini bilsin,
Sizlerin mahramiyetleri ne denli kutsal ve önemli ise, mahiyetinizde çalışan kızlarımızın da ahlakları, edepleri, onurları, şerefleri velhasıl iffetleri en az sizinki kadar önemlidir.
Unutulmamalıdır ki bu milletin bireyleri iki şeyden ödün vermez,
Birincisi özgürlüğü,
İkincisi ise iffetidir.
Bunun uğruna hayatını feda eder ama ödün vermez.
Sonuç olarak bu mesleğin rotasına edepsizliği değil edebi koyun
Çünkü soysuzluk marifet olamaz her zaman rezil olmaya mahkumdur.