Müslümanlara uygulanan katliamlar

Osman PALAMUT

28 Temmuz 2012 Cumartesi 09:35

Rahmet ayında, Müslümanlara uygulanan katliamlar, İslam alemini derinden yaralamaktadır.

Ancak derinden yaralanan İslam alemi, ne hikmetse bir türlü bir olmayı birlikte olmayı bir türlü beceremiyorlar.

Dünyanın bir çok yerinde, Müslümanlara büyük acılar yaşatan ve dindaşlarımıza uygulanan sistematik katliamların durması için ne yapılması gerekir acaba?

Filistin'i Irak'ı, Afganistan''ı Doğu Türkistan'ı Kırım'ı, Kerkük'ü, Moro'yu, Patani'yi, Arakan Müslümanlarını, kurtaracak çözüm nedir acaba?

Dünyanın farklı bölgelerinden, gün geçmiyor ki Müslümanların katliama uğramadığının haberi gelmesin,

Gün geçmiyor ki Afrika kıtasında, Müslümanların açlık nedeniyle inim inim inlemediğinin haberi gelmesin.

Dikkat edilecek olursa; ölen, öldürülen, kıyıma uğrayan, acı çeken, aç kalan ve susuz kalan hep Müslümanlar oluyo.

Terör olayları ne hikmetse hep İslam coğrafyasında meydana geliyor.

Fitnenin kol gezdiği İslam coğrafyasında, acaba fitnenin kaynağı nedir dersiniz?

Ortadoğu bölgesindeki ülkelerin yeniden yapılanmasının haritası yayınlandığından beri, hız kazanan bölge katliamları üzerine biraz düşünüp, tedbir almak gerekmez mi?

Bugün Müslümanlara uygulanan sistematik katliamların durmasının tek yolu; Türk İslam Birliği'nin kurulmasıyla mümkün olabilir.

 Geçmişte Osmanlı'nın bir haykırışıyla, dünyanın en ücra köşesindeki devlet adamları hizaya gelip adeta titriyordu.

Neden?

Güçlü devlet olmasının hikmetiydi o.

Başbakan'ın, dünyayı Arakanlı Müslümanlara uygulanan zulmün durdurulması için harekete geçirecek olan girişimleri elbette önemlidir.

Ancak siz güçlü olduğunuz zaman, dünyayı değil kendi gücünüzü harekete geçirerek sorunu çözersiniz.

Bu gün Suriye konusunda akan kanların bir an önce durdurulmasını Türkiye sağlayamayıp, sorunun çözümünü zamnana yayıyorsa, bunun tek sebebi ülkemizin bölgesinde süper bir güç olmamasıdır.

Fazilet sahibi, Allah'tan korkan kimselerin, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların yaşadıkları sıkıntıları gördükleri halde, bunu göz ardı edip sadece kendi tasalarının peşine düşmeleri, sıradan dünya menfaatleri uğruna bu sorumluluklarını bir kenara bırakabilmeleri mümkün değildir.

Bakın Kuran ne diyor:

"..... Eğer siz bunu yapmazsanız, (Birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgünculuk (fesat) olur" (Enfal suresi 73) ayetiyle yeryüzünde bozgunculuğun son bulması için, iman edenlerin bir birleriyle dost olmaları, ittifak etmeleri, birlik ve braberlik içinde olmaları gerektiğini açıkça bildiriyor.

Arakan'lı Müslümanların uğradığı son katliamlarda, ülkelerinden kaçarak kurtulan o Mümin kadınların açıklamaları doğrusu içimizi dağlıyor.

Kimi oğlunun, kimi çocuğunun, kimi de eşininin katliama uğradığını, bundan sonra akıbetlerinin ne olacağını bilememenin ıstırabını dillendirmeleri karşısında, Türk İslam Birliği'nin kurulması hala farz olmadı mı?

Unutulmamalıdır ki asırlardır var olan Haçlı zihniyetinin çocukları bu akan masum kan karışında zerre kadar müstarip olmamaktadır.

Bu dert bizim,

Bu sıkıntı bizim,

Ve bu sorunun çözüm yolunu bulmak

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.