İki siyasi parti,
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş şu mubarek günde Şehit olan askerlerimizin ardından yaptığı açıklamada, meclisi olağanüstü toplantıya çağırarak bakın neler söylüyor:
"Türk askeri silah bıraksın, Öcalan dışarı çıksın olaylar bitsin"
Şu küstahlığa bakın.
Bu adama bu sözleri kim söyletiyor?
Silahı barakacak biri var ise, o da meydanlarda cüretkar bir şekilde atıp tutma cesaretini gösteren BDP'lilerin tek dayanağı olan aldığın PKK'dır.
Dünyanın neresinde bir milletin askerinin silah bırakması söz konusu oldu bu güne kadar?
Millete hakaret sayılan bu teklifi, ne yazık ki Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altında, yine bu milletin vergilerinden maaşlarını alan BDP Genel Başkanı yapıyor.
Hasip Kaplan'ın, Demirtaş'ın, Kışanak veya diğerlerinin o külhanbey tavırlarının sebebi, işte bu Kandil'de ki örgüttür.
Ve Şehitlerimiz için ağızlarından bir Rahmet kelimesi çıkacağına, utanmadan ve sıkılmadan hayali teklifler getiriyorlar.
Şimdi bu küstahlara 'Kürt' diyebilir misiniz?
Elbette diyemeyiz.
Kürtler her şeyden önce merhametlidir,
Kürtler vatanına ölesiye bağlıdır,
Kürtlar masum insanların canını almaz.
Ama bunlar için ne masum insan, ne bebek, ne yaşlı ve ne de hasta farketmiyor, basıyorlar tetiği katlediyorlar mazlumları
Böylesine sorumsuz siyasetçi olmaz ve yeni yapılacak Anayasa metninde mutlaka bu tür bedbahlar için bir bir caydırıcılık olmalı.
Yeni yapılacak Anayasa metninde bu tür küstahlıklar için bir yaptırım olmayacaksa; o anayasayı yapmasınlar daha iyi olur diyorum.
BAHÇELİYİ HÜKÜMETİN TEBRİK ETMESİ LAZIM
Terör belası için Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli ise bakın neler söylüyor:
"Şemdinli, Türkiye üzerinde oluşturulmak istenen özerk bölge, federal yapı veya tamamen bağımsızlık hedefiyle belirlenmiş olan coğrafyanın önemli bir ucudur. Yani yavaş yavaş halı yıkama, halı temizleme politikası gereği bir yerde kurtarılmış topraklar oluşturma faaliyetinin baştaki kuşağı. Eğer Şemdinli'de belli bir alanı, PKK kendisi için egemenlik hakkını kullanabilecek alan olarak görmeye başlarsa sonraki aşama, bu alanın genişletilmesi sürecidir. Bu da iç çatışmaya götürür. Türkiye, bu alanı kaybederse, sonucu Suriye ve Irak gibi olur. Oradaki bir avuç PKK'lıyı, bütün Kürtler olarak tanımlayıp olayı, iç savaşa doğru sürükleyecekler. Hükümetin bu konuda çok dikkatli olması gerekiyor. Burayı neye mal olursa olsun, mutlaka halletmesi lazım. Türkiye'nin üniter yapısı ve toprak bütünlüğünü bozmayacak bir hedefle mücadele etmelidir. Bu mücadeleyi halkla paylaştığında da STK'lar, siyasi partiler hükümete gerekli desteği vermelidir. İktidar yanlış politika uyguladı falan... Memleket elden gittikten sonra iktidar olsa da olur, olmasa da olur. Bu arada Kandil operasyonu ihmal edilmemeli. Çünkü arka bahçesi orası"
MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli terör konuunda sorumlu bir genel başkan olarak, hem siyasi partileri ve hem de Sivil Toplum Kuruluşlarını hükümete destek olmaya çağırıyor ve terör bölgesindeki Kürtlerle teröristleri ve onların uzantılarını ayırt etmenin hassasiyetine de değiniyor.
İşte iki partinin genel başkanları ve ortaya koydukları görüşler.
Demirtaş 8 akserimizin Şehit edilmesinin ardından bile teröristlere destek çıkarkan,
Miliyetçiliğin, milli manevi duyarlılığını en iyi şekilde ortaya koyan Sayın Bahçeli ise, erdemli bir siyasetçi olmanın gereğini kamuoyuyla paylaşıyor.
İşte bu nedenle hükümet MHP'yi tebrik etmelidir diyorum.