Siz hiç meyvesiz ağacın taşlandığını gördünüz mü?
Meyvesi olan ağaç taşlanacak ki düşen meyveden faydalanılsın.
İşte Aytaç Durak'ta meyveli ağaç misali, nemalanma adına hep taşlandı
Siyaset aleminde pirim yapmak isteyen, bir yerlere yaranmak veya mesaj göndermek isteyen hemen herkesin yaptığı tek şey; Aytaç Durak'ı eleştirmek oldu.
Geçici olarak görevden el çektirilmesinin hemen ardından, hatırlanacağı üzere AK Parti il Başkanı arkadaşımız Sayın Durak'la ilgili aynen şu ifadelere yer veriyordu:
"Adana'nın önü artık açıldı"
Ama açılma nasıl olacaktı ve nasıl oldu onu kimse anlayamadı.
O sözlerin üzerinden yaklaşık 3 yıla yakın bir zaman geçti, ancak ne hazindir ki o gün AK Partili arkadaşların seslendirdiği o ifadelere karşın, bu gün AK Partili kurmaylar Aytaç Durak'ın dünyanın hiç bir yerinde görülmeyen, en büyük hak gaspı sayılan ve hukuki temelden de yoksun olan engellemenin, artık bir an önce bitirilmesini kendileri de istiyorlar.
Bu güne kadar 81 müfettişin inceleme yaptığı, ancak AK Parti'nin Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Sayın Burhan Kuzu'nun ifadesiyle, 'maydanozdan suçlar' dışında bir tek ciddi bir suç unsuru bulunmamasına rağmen, bu süreçte Aytaç Durak'la ilgili samimi ve güçlü bir şekilde ne siyasi partilerin il başkanları, ne de meclis üyeleri Aytaç beye yapılan bu adaletsizlik karşısında tek bir söz söylemediler.
Ama artık onlar da patlayarak, "Yeter" dediler.
AK Partinin Büyükşehir Meclis Gurup Başkanı Hayri Haköver Aytaç Durak'ın dönmesinde hukuki bir engelin olmadığını söylerken, MHP İl Başkanı Mustafa İzgioğlu ise, sürecin tam anlamıyla siyasi bir intikam olduğunu söyleyerek, "Allah'tan korkun ve kuldan utanın artık yeter" diyerek, engellemenin büyük bir haksızlık olduğuna yer veriyordu.
Ramazan Bayramından hemen önce CHP'li Bekir Sıtkı Özer ise, Durak olayıyla ilgili sürecin cılkının çıktığını ifade ederek, mecliste yaptığı konuşmasında bakın neler söyledi;
Gündem dışı söz alan CHP'nin meclis üyesi Bekir Sıtkı Özer, mahkemelik olduğu Aytaç Durak'a hakkını helal etmediğini belirterek başladığı konuşmasında; "Çünkü bana çok kötü bir kumpas hazırladı. Durak ile her ne kadar aramızda bu kadar çekişme var ise de, bu göreve hızla dönmesini talep ediyorum. Artık bu işin cılkı çıktı. Böyle gitmiyor. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar uzun inceleme yapılmamıştır. Bir an önce Durak, görevine iade edilsin. Bizde bu işten kurtulalım. Bu güvensizlik nereye kadar gider." diyordu
"Bu işin cılkı çıktı" diyor.
Hemde öyle bir çıktı ki, bu işin hukuki bir tarafının kalmayıp, siyasi bir engelleme olduğunu bilmeyen yok artık.
En büyük ayıp bu olsa gerek
Çünkü bu insan belediyenin kaynaklarını terör örgütüne akıtmadı,
Çünkü bu insan birileri gibi vatan hainliği yapmadı.
İşte BDP'nin sergilediği kabul edilemez tek kelimeyle Vatana ihanet suçu olan rezaleti görüyorsunuz.
Bu nedenledir ki, hiç kimseye Aytaç Durak'ın görevden el çektirilmesinin temelinde, "hukuki bir dayanak var" diyemez artık.
Bugün meclisi geren Durak olayı nedeniyle, hiçte gereği yok iken bu kentte bir KAOSUN oluşmasına imkan verildi.
Doğru olan,
Adil olan,
Vicdani olan,
Ve en önemlisi toplumsal teveccühe uygun olan; Aytaç beyin derhal görevine iade edilmesidir.
PEKİ DURAK ADAY OLACAK MI?
Öncelikle hiç kimse vatandaşın değerlendirmesinde ki Aytaç Durak faktörünü gözardı etmesin.
Siz sabahtan akşama gerçekleri saklayın, ama anketler bu kentte yine Aytaç Durak'ıın ilk sıralarda olduğunu gösteriyor.
Böyle bir tablo karşısında;
Vallahi de, billahi de Sayın Durak'ın yerinde ben olsam, reva görülen bu zulüm karşısında, bunca hukuksuzluk karşısında tekrar aday olurdum.
Ama Sayın Durak bana yaptığı açıklamada, yeniden adaylık konusunda bakın neler söylüyor:
"Osman bey yeter artık. Bu yaştan sonra tekrar aday olmam doğru olmaz ve dolayısıyla bu işi noktalıyorum" dedi.
Evet artık bazıları rahat olsun,
Sayın Durak bu dönem artık aday olmayacak.
Sonuç olarak gönül isterdi ki, benim Başbakanıma küfür eden bir belediye başkanı, üstüne üstlük belediyenin tüm imkanlarını terör örgütüne aktardığı halde görevinde dururken, bu da yetmiyormuş gibi milletvekillerinin millete meydan okuma haysiyetsizliğinde bulunup, şemdinlide silahlı terör örgütüyle sarmaş dolaş oldukları bir ortamda, 14 yıl hapis cezası alan belediye başkanı 3 ay sonra görevine iade edildiği bir ortamda, yolsuzluk iddiasıyla çalkalanan belediye başkanına kefil olunduğu bir ortamda;
Adanalı'nın milli iradesiyle sandıktan çıkan ve o iradeye saygı gösterilmeyerek, Sayın Durak'a bu zulüm reva görülmemeliydi.
Ne diyelim?
Diyecek tek şey;
Her şeyde bir hayır vardır,
Zaten Aytaç Durak'ta böyle söylüyor.
Bakalım bu hayır nasıl tezahur eder, doğrusu herkesin merak konusu oldu artık.