Tahriklerin kaynağı batılı yönetimler ama...

Osman PALAMUT

22 Eylül 2012 Cumartesi 09:08

İslam aleminde ki 1.5 Milyar Müslüman bu gün tek vücut olmuş, Peygamber Efendimize yapılan ahlaksızlık için lanet okuyor ve okumaya da devam edeceğiz.

İslam ülkelerinde günlerdir gösteri üzerine gösteri düzenlenerek, İslam Peygamberi'ne yönelik ahlaksızlık karşısında duyarsız olan batılı ülkelerin yönetimlerine beddua ediliyor.

Ancak, batının İslam'a yönelik provokasyonları karşısında, batılı otoriteler kıllarını bile kıpırdatmıyor.

Kısaca, batının bu günkü manzarasını tek kelimeyle özetleyecek olursak;

Fikir yok ama küfür çok,

Bu küfürler bugüne has olan küfürler değil.

Batı bu ahlaksızlığı tarih boyunca yapmış ve yapmaya da devam ediyor.

Şu rezalete ve kepazeliğe bakın;

İslam karşıtı Batı, Müslümanları akıllarınca küçük düşürmek ve tahrik etmek için, Peygamberimizi hedef alan filimler çekiyor, karikatürler yayınlıyor, Ezanı ve minareleri yasaklıyor, Kar'an'-ı Kerim'i yakmaya kalkışıyor, hatta ve hatta Sünnete bile el uzatarak yasaklama getiriyor.

Hangi açıdan değerlendirirseniz değerlendirin,

İster dini açıdan konuyu ele alın, İster inszan hak ve hürriyetleri açısından ele alın, isterse insani değerler açısından konuya bakın, bunların yaptığı ahlaksızlıktır ve fikriyattan aciz olup Müslümanları tahrik etmektir.

Oysa geçmişte olduğu gibi, bu gün ülkemizde bulunan Kiliselere ve Sinegoklara şöyle bir bakın, bu yerleri hükümetlerimiz koruyor, tadilatını yaptırıyor ve azınlıkların ibadetlerini özgür bir şekilde baskı altlında olmadan yapmalarını garanti ediyor.

Çünkü bu uygulamanın talimatını Allah veriyor.

Yüce dinimiz bizlere bunu emrediyor ve istesekte bir saygısızlık yapamayız.

Batılı ülkeler ise adeta İslam'a hakarette yarışıyor.

Danimarka'ya, İsviçreye, Almanya'ya, ABD'ye ve Fransa'ya baktığımız zaman, bu tür densizlikler, ahlaksızlıklar ve şerefsizlikler hep bu ülkelerden çıkıyor.

Ama ne gariptir ki bu ülkelerin etkilileri ve yetkilileri, zuhur eden bu tür densizliklerin ortadan kaldırılması için harekete geçmediği gibi, fikir hürriyeti zırvasıyla meydana gelen ahlaksızlıklar karşısında, birşey yapmamanın bahanesini ileri sürüveriyorlar.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin de önceki gün söylediği gibi, bu yapılanlar bir terbiyesizliktir ve ahlaksızlıktır.

Ne gariptir ki batılı ülkeler, kargaşalardan ve yoksulluktan uzak yaşarken, İslam ülkeleri hep kargaşının nüksettiği, masum kanların akıtıldığı günleri yaşıyorlar.

Peki neden?

Nedeni şu;

Batı alemi ekonomik ve sosyal yaşam itibariyle bir birine kenetlenirken, bu konforlarının devamı için çıkardıları fitneyle İslam ülkelerinin birlikte hareket etmesini engelliyor ve bir birine düşmeleri içinde her türlü tedbiri alıyorlar.

Ne gariptir ki her saniye para basan petrol zengini ülkeler başta olmak üzere, İslam ülkeleri Allah'ın emri olan "Bir olun" emrini bir türlü gerçekleştiremeyerek, bu zelil durumdan kurtulamıyorlar.

Sonuç olarak, 1400 Yıldır elimizde Kur'an var, ama İslam dünyasına baktığımız zaman, uyuşturucu, kaçakçılık, yolsuzluk, yoksulluk, şiddet, cinayet ve cehalet içinde çırpınıp duruluyor.

Sorumluluğuda yine bir anlamda Allah'a atarak, bir mehdinin veya mesihin gelip kendisini kurtarmasını bekliyor.

Büyük bir inatla hatasını ve nerede yanlış yaptığını anlamak ve duymak bile istemiyor.

Bilmem yanılıyor muyum?

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.