Bu saatten sonra!.

A.Kadir TUNÇER

24 Eylül 2012 Pazartesi 08:59

2012 yılı zor ve hüzün kokan bir yıl olarak anılacak.. Aslında hangi bir yılımız kolay geçiyor ki.. Rahat bırakmak istemiyorlar.. Birileri aman vermiyor! “O birileri”nin hiç mi hiç işine gelmiyor bir türlü.. Çok badireler atlattı bu toplum.. Atlatmaya da devam ediyoruz..

 İşte tam da burada, zorlu bir dönemecin eşiğine gelmiş bulunuyoruz. Bizi arkasına almış, beklentilerimizi sırtlamış bir iktidar ve muhalefet ile yürüyoruz. Oldukça meşakkatli bir yolculuk..

 İçimize ve dışımıza döşenmeye çalışılan mayınlar, çevremizi kuşatan tuzaklar eşliğinde.. Muhalefet; kendi içinde yaşadığı değişime rağmen maalesef kendinden bekleneni vermekten uzak.. Muhalefeti dizayn etmeye çalışan siyaset mühendislerinin hesap hataları, toplumu iktidar partisine yönlendirmiş durumda! İktidar ise; muktedir olma sarhoşluğuna kapılmış havasında.. Bir zamanlar şikayet ettikleri realitelerden şikayet edilen bir değiş tokuş yaşanıyor gibi.. Çelişki kokan bir haklılık psikozu.. Elbette kusur ve yanlışlar olabilir.. Tolerans; hatalı da olsa, gayri ihtiyari ve öznesinde samimiyet olan eylem ve düşünceler için olmalıdır. Kasıtlı uygulamalar için asla.. Türkiye standartlarını zorlayan bir iktidar süresi ve adına “ustalık dönemi” denen bir Ak Parti Hükümeti sürecini yaşıyoruz.

 Yönetim; eğer denge unsurları gözetilerek icra edilecekse, sadece bir taraftan değil, tüm zaviyeleri göz önünde bulundurarak, olası bütün ihtimalleri hesaplayarak, ayakları yere basan öngörülerle planlamalar yapmalıdır. Böyle yaptıklarını da iddia ediyorlar. Tam bir labirent ortamını andıran bunca yaşananların, kasıt kokan senaryoların, ne olursa olsun asla vazgeçilmeyen kaosun hüküm sürmesi, hedefin tam orta yerindeki Yeni Anayasa çalışmalarını baltalamak, komisyonları işlevsiz hale getirmek ve dikkatleri asıl verilmesi gereken yerden çok daha farklı noktalara çekmektir.

 Çekilmek istenen fotoğrafın görünen kısmı; iktidarı itibarsızlaştırmak olarak görülebilir. Asıl önemli konu; Yeni Anayasa çalışmalarını sekteye uğratmak, içte ve dışta güç ve itibar kaybına maruz bırakılan bir ülke imajı oluşturmak, savunma harcamalarını olabildiğince katlayarak yapmak suretiyle, oluşacak bütçe açıkları ve sosyal içermeli projeksiyonların sınırlandırılmasıyla “olması gerekenin” olmamasını gerektirecek hale getirmektir.

 Görülen o ki; Ak Parti’nin yapılacak kongresi, uluslararası güç odaklarının hummalı fikir savaşlarına sahne olacak.. Şimdiye kadar yaptıkları ve yapamadıkları, sevapları ve günahları, artıları ve eksileri başlı başına bir analiz konusu.. Bunu daha sonra ele alabiliriz. Benim kısaca vurgulamak istediğim şudur:

 Şimdiki ve yakın gelecekteki en güçlü iktidar partisi konumundaki Ak Parti büyük bir sorumluluk altındadır. Kendisine oy versin ve/ya da vermesin bu ülke insanına huzurlu ve adaletli bir gelecek oluşturmak mecburiyetindedir. Adil olarak! Vaatler de bu minvalde zaten..

 Muktedir olamayan iktidarları ve pozisyonu bahane edemez. Arkasına halk desteğini almadığını söyleyemez! Acemi, çaylak yeni yetmelik yok, kalfalık bitti, tam tersi kendileri söylüyor “Ustalık dönemi” diye.. Başta başörtüsü adaletsizliği dahil olmak üzere, söyledikleri ile çelişkiye düşmeden, kangren olmuş sıkıntıyı yasa ile, kökten çözmelidirler! Bu saatten sonraki her türlü erteleme ve öteleme, vebal katsayısını daha da arttırır!

 Darbe sözcüğünü olumsuz tarif cinsinden hayatın sözlüğünden çıkaracak şekilde, anayasa, içtüzük ve askerin görev ve salahiyetleri kanunu, seçim kanunu, yök’ün yok edilmesi, 12 Eylül kalıntılarının temizlenmesini mümkün kılacak bütün yasal düzenlemelerin bir an önce hazırlanması, dahası bölgesel adaletsizliğe maruz kaldığına inandığım Adana’nın seçileceklerinin kayba mahal bırakmayacaklardan belirlenmesine fırsat verilmesi, Anayasa çalışmalarının hızlandırılması, yerel yönetimler açısından da kentimizin daha bir dikkat ve rikkat ile, tüm yönleriyle masaya yatırılarak gerekli olumlu müdahalelerin yapılması beklentimizdir.

 Ustalık; Sorumluluğu daha çok arttırır ve güzelleştirir! Yeni dönem; Türkiye kadar, Adana’yı daha çok ilgilendiriyor! Kimse kusura bakmasın! Biz talep makamıyız, icra makamı değil!

 Başta ülkemiz, kendimiz ve kentimiz için “iyilik ve güzelliklere” talibiz!

Bu da hakkımız olsa gerek!

 Bu vesile ile kongre sürecinin ve sonucunun başta kentimiz olmak üzere, ülkemiz, coğrafyamız ve dünyamız için hayırlara vesile olmasını temenni ederim.

 

Sevgi ile kalın!

akt

 

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.