6 Ülkücü öğretmen ilk defa anıldı

Osman PALAMUT

28 Eylül 2012 Cuma 09:18

Yıl 9 Ekim 1978,

Ülke genelinde, bu ülkenin evlatları kamplara ayrılmış, sokaklara ise güvenlik gücleri değil, kamplara ayrılan gençler hakim.

O günlerin dehşetini yaşayan biri olarak, o zaman da fikir mücadelesi adı altında bir insanımızın öldürülmesine şiddetle karşıydım.

  9 Ekim  1978'de Ankara'nın Bahçelievler semtindeki bir apartman dairesinde,  İşçi partisine üye 7 öğrencinin katledilmesinin haberi duyuldu.

Bu ülkenin gençlerini kamplara ayıran düşünce örgütü, kamplara ayrılan gurupların rövanş almalarının projesini vererek,  gençlerin  gerçekleştirecekleri katliamların oluşması için de talimat veriyordu.

Yani kardeşi kardeşe düşürme fitnesini alevlendiriyorlardı.

Hemen hergün onlarca vatandaşımızın katledildiği bu ülkede, 18 Eylül 1979 tarihinde ise bu kez Adana Endüstri Meslek Lisesi Lojmanlarında kalan, 6 Ülkücü öğretmen arkadaşımızın katledilmesinin haberini aldık.

O katliamı kimler ne için yaptı?

Kimlerin ne için yaptığını hepimiz biliyoruz, bu ayrı bir konu önemli olan kutlamalarda ki detaylardır.

Sol cenahta olduğu gibi, Sağ cenahta sürekli toplu katliamlar yapılıyordu bu ülkede.

Bahçelievler katliamından önce, 15 Mart 1978 tarihinde Ümrani'yede 5 Ülkücü işçinin insanlık dışı bir şekilde katledilmesini bu güne kadar kimse ikrar etmedi.

İşte bu sebeple;

MHP İl Başkanı Sayın Mustafa İzgioğlunu, Endüstri Meslek Lisesi Lojmanlarında katledilen arkadaşlarımızı ölüm yıldönümlerinde ilk defa anlamaları nedeniyle tebrik ediyorum.

Ancak bir şeyi daha tebrik ediyorum.

Bazılarının yaptığı gibi bu anma törenini bir şov haline getirmeden, samimi bir şekilde inancımızın gereğini yerine getirerek, Hakk'ın Rahmetine kavuşan arkadaşlarımızı yaptıkları dualarla andılar.

Bu ülkede hala birileri kamplara ayrılma iması uyandıracak anmalar yapıyor.

Bu ülkede 1980 öncesi ülkenin bölünüp parçalanmasını hedef alan zihniyetin gayretiyle, şu veya bu şekilde kardeşin kardeşe düşmesi sonucu her iki te büyük zaiyatlar oldu.

Ancak bu gün o insanlar anılırken, bu güne kadar sanki bu topraklarda yalnız Sol cenaha mensup gençler katledilmiş gibi bir hava estiriliyor.

Oysa, solda olduğu gibi Sağ cenahta da katledilenler oldu.

Peki madem ki insan hak ve özgürlükleri baz alınarak yapılan katliamlar kınanıyor, neden katledilenlerin hepsi birden anılmıyor?

Bu güne kadar Sivas katliamını hatırlayarak şov yapanlar, neden Başbağlar katliamını hatırlamıyorlar.?

Bahçelievler katliamını hatırlayanlar, neden Ülkücülerin katledilmesini hatırlamak istemiyorlar?

İşte temel yanlışlık burada.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu;

"Ceza evinde oynanan oyunun tam resmini gördük. Bu ülkede kardeşin kardeşe düşürülmesinin fotoğrafını çok açık gördük" demişti

Görmeye gördük ve görülen o fotoğrafı çeken zihniyetin ucunun dışarıda, işbirlikçisi içeride olduğunu bilmemize rağmen, ne yazık ki hala aynı hatayı yapmaktan geri durmuyoruz.

Bu toplumsal barışa zarar veren bir düşünce zihniyetidir.

Sonuç olarak Adana'da ilk defa akıllara gelerek, Hakk'ın Rahmetine kavuşan arkadaşlarımızı Rahmetle anan MHP İl Başkanına teşekkür ediyorum.

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.