Ömer Çelik'in teşhisindeki ilham kaynağının, kaynağı nedir?

Osman PALAMUT

16 Ekim 2012 Salı 10:40

İstanbul Küresel Forumu Kapsamında 'Arap Uyanışı ve Bölgesel Düzen' konulu oturumda bir konuşma yapan Ömer Çelik, Siyaset Bilmi ışığında yaptığı değerlendirmede , AK Parti'nin Arap halkları için ilham kaynağı olduğunu söylemiş.

Siyaset bilminin perspektifinden Türkiye'de ki gelişmelerin tahlilini yaptığımız zaman, Arap halkı için ilham kaynağı olan kaynağın, Türkiye'de nasıl tezahur ettiğini ve bu kaynağın ne olduğunu irdelemek, evrensel ölçekte yapılması gereken en önemli tespit olsa gerek.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik'in, devrim niteliğindeki Arap baharının hareket kaynağına ilişkin tespiti önemli ve doğru bir teşhistir.

Filistin milletinin uğramış olduğu zalimliklerin bir gün mutlaka dalgalanmalara neden olacağını uzun yıllardır zaten bekliyor ve bu konuda ciddi tartışmaları yapıp duruyorduk.

Sayın Çelik konuşma bütünlüğü içerisinde, Ortadoğu'daki meseleleri siyaset bilminin ışığında doğru tespit ederken, gerek Filistin zulmü nedeniyle beklenen ve gerekse Arap ülkelerindeki benzeri zulümler karşıında ki patlamaların ve daha sonrası AK Parti hareketinin örnek alınmasının altında ki sırrı açıklaması meselenin köklü çözümünün adresini verecekti ama olmadı

Ömer Çelik aslında o sırrı çooook önceden, yıllar önce Adana'da Şadırvan sürecinde fikir münazaralarında yıllarca teneffüs ederek, kendisine bu fikriyatın kaynağıyla ilgili rehberlik yapan abileriyle ve arkadaşlarıyla çok iyi kavramış ve insanlığın kurtuluşunun o sır olduğunda tereddütün olmadığını daha o yıllarda algılamıştı.

Peki neydi o sır?

İnsanlığın; diktatörlerden, diktatörlerin acımasız zulmünden ve işkencesinden kurtaracak o sır neydi?

O sır uğruna bu arz'da ne büyük bilim adamları, İslam alimleri katledildi ve zindanlara mahkum oldu.

Seyit Kutup, Mevdudi, ve Bediüzzaman yakın tarihimizin belli başlı örnekleridir

Türkiye Arap coğrafyasındaki yönetimlerle kıyaslanmayacak derecede ileri demokrasi nimetlerini ve fikir hürriyetini yaşayan bir ülke olmasına rağmen, özellikle 1960 darbesiyle başlayan ve Rahmetli Erbakanla son bulan ama AK Parti iktidarı sürecinde de ciddi ciddi sahneye konması için uğraşılan darbeler nedeniyle, Arap ülkelerine benzemese de bu topraklarda da sinsice uygulanan bir baskı rejimi vardı.

AK Parti'yle başlayan değişimin sırrı ise işte bu baskıcı rejimlere bir başkaldırı niteliğindeydi ve batının zora ve güce dayalı anlayışına karşı İslam medeniyetini ölçü almasydı

 O yöntem, O anayasa ve insanın kurtuluşunun tek reçetesi, dünyanın var oluşunun hikmeti olan İslam Medeniyeti'nin ta kendisiydi.

Hakk'ın, Adalatin, yanında olan,

Zulmün, ve haksızlığın karşısınde olan bir anlayıştı.

Beşikten mezara kadar ilmi emreden,

İnsanlar arasında zerre-i miktar eşitsizliğin olmamasını sık sık dile getiren İslam anlayışının kendisiydi.

Ak Parti yola çıkarken, yıllar sonra insan haklarından yana bir tavır konulması milletin olumlu refleksiyle karşılık buldu.

 Millt elbette bu değerler sililesine hizmet edeni unutmayacak ve tıpkı bu milletin değerlerinin ayaklar altına alındığı tek parti döneminin ardından, Menderes hareketine gösterilen teveccüh AK Parti hareketine gösterilecekti.

 İşte sır burada.

Marifet partilerde değil, partilere o misyonu yükleyenlerdedir.

O sır Selçuklu'yu ihya eden,

Osmanlı'yı Cihan İmparatorluğu tahtına oturtan İslam medeniyetinin kendisiydi.

Ömer Çelik yapmış olduğu tespitte, Arap baharına AK Parti'nin haklı olarak ilham kaynağı olduğu ölçüsünü ortaya koyarken, bu iktidara ilham kaynağı olan ve bu kaynakla ölçüsüne insanı koyan, insan hakkını koyan bin yıllık medeniyet tarihindeki sırrı ortaya koyması gerekirdi diyorum.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.