1970'lerde 'Her şey Hak için' Sloganı ile yola çıkan ve ilk sayısında ki 50 bin baskısı yok satan Kadir Mısıroğlu'nun önderliğinde ki Cemil Meriç ve Mustafa Yazgan gibi köşe yazarlarının, bir hafta sonra neler yazacağını merakla ve sabırsızlıkla beklerdik.
Ya Kemal Ilıcak'ın Türcümanı?
Yine 1970'li yıllarda, Rahmetli Ahmet Kabaklı ile Uğur Mumcu arasında geçen, ama kavgalarına bile doyum olmayan üsluplar nedeniyle, yine bir sonra ki gün özellikle edebi şıklığı olan cevabının ne merak ederdik.
Kısaca Kadir Mısıroğlu'nun manşetindeki o anlamlı sözler ile köşe yazarlarının konusunu, Ulusal iki gazetenin ise atışmaları toplumal beklentilere vesile olurdu.
Ya şimdi?
Tek kelimeyle utanç duyuyorum gazetcilik adına.
Son aylarda Aytaç Durak ile ilgili kaleme aldığı ihbarlar uğruna, bu ülkenin namuslu ve şerefli müfettişlerini bile zan altında bırakarak, şok açıklamalarda bulunuyor Sayın Ramoğlu.
Yanlış,
Vallahi de yanlış billahi de yanlış.
27 Eylül 2012 tarihinde kaleme aldığı 'Para tahsil edilmeli' başlıklı yazısında bakın o gün itibariyle, Sayın Durak'ı soruşturmak için gelen 81 müfettişi eleştirerek, neden hesap sormadıklarını sorgulayıp, devletin şerefiyle ve namusuyla çalışan müfettişleriyle ilgili neler söylüyor.
"Seçim Kanunu'na muhalefet ettiği için hakkında dava açılır... , Müfettişler sayesinde Cezadan kurtulur. Sayın Durak'ın göğsünü gere gere, "Müfettişler hakkımda bir şey bulamıyor" diyor. Ama bu gibi konular Doğru dürüst bir teftiş yapılsa, Aytaç Durak'ın ceza almaması hiç mümkün mü?
Gelin bu iki sözünü tahlil edelim,
Birinci iddiasında, güya Aytaç Durak seçim kanunu'na muhalefet ettiği için hakkında açılan davadan müfettişler kurtarıyor.
Yani müfettişlere bir suçlama var.
Peki neden bu suçlama?
İkinci iddiasında ise müfettişlerin doğru dürüst bir teftiş yapmadığını söylüyor.
Ne demek bu,
Ersin beye göre bu müfettişler dürüst değil ve dürüst olmadıkları teftiş istendiği gibi sonuçlanmıyor.
Ve devam yazısının devamında, üstelik 81 müfettişle ilgili şok ve utanç verici işte o sözleri,
"Ayrıca İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'de, Durak'ı soruşturan müfettişlerin, hem mal varlıklarını hem de ilişkilerini inceletmeli, altından neler çıkacağını görmeli"
Eyyy..... Ersin Ramoğlu kardeşim; senin müfettişlerin soruşturma sürecinden de haberin yok demek ki.
Nasıl mı?
Müfettişleri suçlarken, o müfettişlerin yazmış olduğu rapor sonunda Sayın Durak'ın görevden alındığını demekki bilmiyorsun ve müfettişleri suçlayarak zan altında bırakıp menfaat sağladıklarına inanıyorsun ki içişleri bakanını göreve davet edip mal varlıklarının araştırılmasını istiyorsun
Pes doğrusu!
Adam 81 müfettişi zan altında bırakıyor.
Bu ne cürret Ersin bey?
Sakın bu iddiaları müfettişler duymasın sonra çok zor durumda kalırsınız.
Çünkü bu yazının anlamı şudur,
Gelen müfettişler'e Aytaç Durak Rüşvet verdi ve bu nedenle de söz konusu müfettişlerin mal varlıklarının araştırılması öneriyorsunuz.
Üstüne üstlük AK Parti iktidarının gönderdiği müfettişler
Ortaya koyduğunuz bu görüşün izahı budur.
Çok hem de çooook büyük hatalar yapıyorsunuz Sayın Ramoğlu,
Tıpkı Sabah Gazetesi'nin Çalıklara geçmeden önce güney ekinde AK Parti düşmanlığı yaptığı gibi hatalardır bu görüşler.
Şimdi gelin böylesine bir gazetecilik marifetinden zevk alın.
Ve bir Allah'ın kulu, "Acaba Ersin bey yarın ne yazacak" diye merak eder mi?
Umurunda bile olmaz.
Yazık ki ekonomik gücü büyük olan bir gazeteyi temsil ediyorsunuz.
Oysa bu okuyucuların, gazetenin bu vizyonuyla sizlerden bir gün sonra "Acaba neler okuyacağız" diye merak etmeliydi.
Neyse ki Zaman gazetesi gibi gazeteler, o beklentilere cevap veriyor ve o yöndeki boşluğu dolduruyorlar.
Tekrar söylüyorum, siz gerçekten bu görüşlerinizle, bu fikriyatınızla, başta Sayın Başbakan'ın ve AK Partililerin gönlünde taht kurduğunuzu sanıyorsanız ki böyle bir derdinizin olacağını da sanmıyorum yanlış yapıyorsunuz.?
Tam tersine, eleştirildiğinizin bilmem farkındamısınız?
Kısacası bu girişimleri bizler yutmuyoruz.
Ama unutmayın ki başta uhuvet ve muhabbet üzerine kurulan, ama Hakk'ın ve adaletin ipine sarılan AK Parti ve benzeri partilerde, böylesine girişimler hiç bir zaman için kabul görmez...