Yüreğir'de Maya Tuttu!

Osman PALAMUT

22 Ekim 2012 Pazartesi 09:42

Kentleşme açısından, imarsız yapılaşma sebebiyle tam bir şehircilik faciası olan Yüreğir ilçesi, çarpık kentleşme olgusundan kurtulabilmek için Başkan Çelikcan'la birlikte artık, gözle görülebilir kabuk değişim süreci hızla yaşanmaktadır.

Yaşanmaktadır diyorum çünkü;

Gittim, gördüm, şahit oldum ve şahit olduklarımı yazdım.

Yüreğir ilçesindeki kabuk değiştiren süreci görüpte taktir etmemek ve hatta üstüne üstlük bir de eleştirmek nankörlük olur sanırım.

Kısaca örnek verilecek olursa;

Yıllarca kışın çamura, yazın toza ve toprağa mahkum olan Yüreğirliler, yapılan balık sırtı cadde ve sokaklarla artık o çileden kurtulmakla kalmamış, gözbebekleri evlatlarının; her biri bir kültür merkezi olan Kültür Evleri'nin katkılarıyla, yarınlara daha bir güvenle bakmalarının mutluluğunu yaşıyorlar.

Yapılan bu hizmetler daha işin başlangıcı, Kensel dönüşüm çalışmaları, Merkez Park'tan sonra ikinci büyük parkın çalışmaları ve Selahattin Çolak Bulvarı üzerindeki Kazım Başer Parkının bir bölümünde inşaat edilecek olan Kültür Merkezi ise, Adana'nın deyim yerindeyse tam anlamıyla vizyon eseri olacak.

1000 kişilik Tiyatro salonu, 2 tane 200 kişilik toplantı salonları ve diğer hizmet birimleriyle Adana'ya hizmet verecek olan eserin, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden esinlenerek yapılacak olması ise, ayrı bir heyecanı şimdiden oluşturmaktadır.

Sayın Başkanla hafta sonu sohbet etme imkanı buldum.

Adana fotoğrafının, imardan mahrum olan en çarpık yeri Yüreğir ilçesi, aynı zamanda fırsat eşitliği açısından da bilindiği gibi, Adana fotoğrafının en mahrum karesini oluşturmaktadır.

Gerek yerleşim yönüyle, gerek ekonomik yönüyle ve gerekse bu iki faktörü sürekli tetikleyen göç alınması yönüyle, Yüreğir ilçesinde başarılı olmak deyim yerindeyse bir mucizeye bakıyordu.

Böylesine bir mucizenin oluşması için, Yüreğir'de bir maya çalan Başkan Mahmut Çelikcan, çalmış olduğu mayanın tutmasının bu günlerde haklı olarak mutluluğunu yaşamaktadır.

Peki nedir o maya?

Gelin isterseniz önce ona bir bakalım,

Yüreğirde yokluğun getirmiş olduğu çarpık yapılaşma, Seyhan ve Çukurova ilçesine oranla ekonomik sıkıntının yüksekliği ve sürekli gelen göçler nedeniyle ilçede eğitim seferberliğine acil ihtiyaç olduğunu gören Çelikcan, ilçede ikamet eden herkesin kaynaşmasını ve birlik olmasını sağlamak amacıyla, ve en önemlisi gençelerin sokaktan kurtulması amacıyla, ilçenin yapısına uygun Kültür Evleri'ni hizmete açmakla işe başladı.

Bu süreci yalnız Yüreğirliler değil, tüm Adanalı biliyor.

Bilmediğimiz ise, Kültür Evleri'nin katkılarıyla neler olduğuydu.

İşte hepimizi dugulandıracak olan mayanın tuttuğu sır perdesi de burada yatıyor

Gelin tutan bu mayayla neler oldu, o iki cümlelik sözleri Sayın Başkandan dinleyelim;

"Osman bey, geçtiğimiz günlerde bir gencimiz benimle konuşmak için geldi. Gelen genç bana aynen şunları söyledi, 'Başkanım, size teşekkür ediyorum. Çünkü ben eskiden polislerimize taş atan bir kişiydim, şimdi ise Kültür Evleri'nde ki abilerin katkılarıyla, ne kadar büyük bir yanlışın içinde olduğumu öğrendim. O anlamsız ve insana yakışmayan olaylardan kurtulduğum gibi bir de Anadolu lisesini kazandım. Artık bende faydalı bir insan olmak için çalışıyorum" İşte bizim hedefimiz buydu Osman bey. Bu bizim için dünyalara değer. Bu gencimizi örnek olarak anlattım. Bu gün 19 Mayıs mahallesinde bulunan Ahmet Yesevi Kültür Evi'nde ve diğer kültür evlerimizde, hedeflerine tamamen dersleri konan ve eğitilen gençlerimizi görmenin mutluluğunu yaşıyorum. 19 Mayıs Mahallesindeki Ahmet Yesevi Kültür evimizde destek gören 200 gencimiz Anadolu lisesini kazandı. En hayırlı iş, en önemli hedef insanı kazanmak değil mi? Bu evlerimiz olmasaydı, sokaktaki çocuklarımıza kendimizi nasıl anlatırdık ve onlara nasıl yardımcı olabilirdik? Daha da ötesi bizler bu kenti yönetenler olarak vebal altında olmaz mıydık? Ben bu başarılı çalışmalar için öncelikle Kültür Evlerinde, bu alanda hizmet eden arkadaşlarımızı kutluyorum. Çünkü bu yalnız Mahmut Çelikcan'ın değil bir ekibin işidir"

İşte mayanın sırrı bu.

Polise taş atarken, o yanlıştan kurtarılıp, üstüne üstlük Anadolu Lisesi kapılarının açılmasını sağlayan Sayın Mahmut Çelikcan'ın şahsında, emeği geçen tüm görevlileri tebrik ediyorum.

Bu iş çok büyük ve anlamlı bir hizmettir beyler.

Sayın Başkan'ın bu girişimi olmasaydı, belki polise taş atan bu çocuklar yarın terör örügütünün tuzağına düşecek, hem kendi hayatı heba olacak ve hem de ana ve babası o ızdırabı bir ömür yaşayacaktı.

Sosyal belediyecilik ve insana değer verme bu olsa gerek diyorum ve Sayın Başkanı kutluyorum.

___________________________________________________________________________

VALİ COŞ'UN MUTLU GÜNÜ

Her anne ve babanın en mutlu günü, çocuklarının mürüvetini görmesidir.
Adana Valisi Sayın Hüseyin Avni Coş'ta, dün evladının mürüvetini görmenin mutluluğunu yaşadı.

Hüseyin Avni Coş'un kızı Feride Nihal Coş hanımefendi, dün Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde,  İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın nikah şahitliğini yaptığı bir törenle, Saddettin Altuğ Paksoy ile dünya evine girdi.

Genç çiftlerin bu mutlu günlerinin, Allah'tan hayırlara vesile olmasını diliyor ve Coş ailesini tebrik ediyorum.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.