Tekamül mü? Soysuzlaşma mı?

Osman PALAMUT

31 Ekim 2012 Çarşamba 09:10

Her yıl;

Yüz binlerce çift boşanıyor,

Rüşvet, gasp ve hırsızlık olayları bir birini izleyip gidiyor,

Cinayetler ve uyuşturucu kullanımı artıyor.

En önemlisi saygı ve sevgi mefhumu yok oluyor ve sonuçta olan bu milletin evlatlarına oluyor.

Pek neden?

Dünya tarihinin en büyük direnişini göstererek, savaşta bile dünyaya medeniyet dersi veren bu millet neden bu hale geldi?

Tarihi yalan, sosyolojisi yalan, eğitimi uyduruk olan  sömürgeci ve batı hayranlığı gibi bir safsata süreci  uğruna yaşayarak geldik bu günlere.

 Bu sürecin sonunda ise;

Milli ve Manevi karakterinden, kültüründen, örfünden ve geleneklerinden haberi olmayan bir gençlik meydana geldi.

Kurtuluş savaşında dünyaya medeniyet dersi verirken, neden bu hale gelindiğini ciddi bir şekilde sorgulayıp önlemini almak, bu milletin geleceğinin sigortası olacaktır.

Ünlü yazar Alev Alatlı, Yiğit Bulut'la yapmış olduğu sohbette, Türk gençliğinin içerisinde bulunduğu bu çıkmaz sokağın nedenini bakın nasıl açıklıyor:

"Bu gün 3-5 yaşında ana okuluna giden çocuklarımız ne yazık ki, Herry potter filimleriyle büyüyor, cadılar Bayramını biliyor ama Dini Bayramlarımızı bilmiyor?

İşte sorun burada.

Batılılaşma özentiliğinden bir türlü kurtulamadığımız bu sürecin gelinen noktasında bir tuhaflık var.

Bu süreç tekamülleşmeyi değil, tek kelimeyle soysuzlaştırmayı  ve alabildiğine eblehleşmeyi kendine hedef seçmiştir.

Bayramdan hemen önce, yani arife günü durakta otobüs bekliyorum.

Yanımda biri bayan iki ünüversite öğrencisi sohbet ederken, sonradan bir arkadaşları daha gelerek sohbete katılıp konuşmaya devem ettiler.

Sonradan gelen gencin arkadaşlarına heyecanla ve alaylı bir uslupla anlattıklarına bir bakın:

"Arkadaşlar bizim sınıfta ki.............. bayan var ya, beni aradı, ne dedi biliyor musunuz? Babası kaza geçirmiş, yoğun bakımda yatıyormuş ve benden dua bekliyormuş" Kısa gülüşmelerin ardından, "Bende iyi dilerlerimi sundum" diyerek, dua bekleme talebini alaylı bir şekilde değerlendirmesini yapan bu gence ne denir?

Gencin aslında hiç bir suçu yok,

Suç bu gençleri eğitem sistemiyle birlikte onlardan sorumlu olan velileri değil mi?

Dua talebinden daha samimi, daha masum bir istek olabilir mi?

Ama gencin, duanın hikmetinden haberi yok ki adam gibi karşılık versin.

Öylesine bir geneçlik meydana getirildi ki, ister yerli olsun, ister yabancı olsun, topçuların ve popçuların tarihini ezbere bilirken, kendi müziğinden, kendi sporundan ve kısaca kendi değerlerinden haberi yok.

Bu gün batıda, İsrail'de milli şuur ve din eğitiminin en iyi şekilde algılanması için henüz 3 yaşlarında eğitim başlarken, bizde ise muhafazakarlaşma artıyor diye kasti hareketlerle ve yölendirmelerle medyada sürekli bilinç altına yerleştirilmeye çalışılan sahte irtica propoganda yapılıp durularak en büyük tahribat yapıldı.

AK Parti iktidarıyla okula başlama yaşının yeniden düzenlenmesi ve devletin açmış olduğu anaokulları aslında, tekamül edecek yeni nesil için önemli bir fırsattır.

Sömürgeci batılılaşma hayranlığına karşı her ülkenin yaptığı gibi, bu milletin evlatlarına kendi değerleri adam gibi öğretilmelidir.

Peygamberini tanımayan, dua bilmeyen ve duanın hikmetini kavrayamayan bir nesil, bu milletin en büyük şanssızlığı olur demiyorum en büyük felaketi olur..

Sonuç olarak;

Batı aleminin, 1900'lü yıllardan beri bu milletin gençliğini milli ve manevi karakterinden yoksun bırakmak için, lordlar kamerasından verdikleri mesajlarla, Kur'an-ın hikmetinin tezahur etmemesi amacıyla verdikleri mesajları unutmayalım.

Ancak ve ancak bu değerler algılanıp yaşandığı zaman, yazımın başında bahsettiğim yüz binlerin boşanmasıyla birlikte, arsızlıklar ve hırsızlıklar da yok olacaktır

Bu ise ancak ve ancak, verilecek olan adam gibi bir eğitimle olur.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.