Bazı konular vardır ki, öyle uzun uzadıya üzerinde tahlil ve analizleri yapmanız gerekmiyor. Şöyle veya böyle, pek çok insanımızın yüzeysel anlamda da olsa fikir sahibi olduğu, üzerinde doğru olduğuna inandığı birkaç kelam edebileceği konular vardır.
Bunlardan biri de Amerika Birleşik Devletleri’dir.
Kimine göre Uluslararası hukukun hukuk tanımaz savunucusu! Dünya devletlerinin pek çoğunda muktedir olduğunu sanan hükümetlerin ana sponsoru ve/ya belirleyicisi..
Bazıları açısından da emperyalizmin baş savunucusu ve en iyi uygulayıcısı konumunda olan bir fikrin membaı..
Kimilerine göre “Büyük Şeytan”, kimileri için “Demokrasinin beşiği!”.. Bazıları için “amansız düşman”, bazılarımız için ise “vazgeçilmez stratejik müttefik”.. “Dünyanın en güçlü ekonomisi”, “dünyanın baş belası”, “dünyanın en hassas kulağı”, “en karıştırıcı eli”, yeryüzünün en fazla üreten ve satan “silah tüccarı”, “dünyanın jandarması”, dünyayı yönetme sevdası ile oturup kalkan bir kara ve yara parçası..
Kimine göre ulaşılması hayal edilen bir cennet, içinde ve dışında olan kimi milyonlar ve milyarlar için ise tam bir cehennem..
ABD’de geçen yıla ilişkin ekonomik veriler, ülkede 46,2 milyon civarında kişinin yoksulluk sınırı altında yaşamayı sürdürdüğünü ortaya koydu. 6 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimlerine kısa bir süre kala, ekonomik sorunların seçmenlerin kararında belirleyici rol oynaması bekleniyor. Bu rakama göre ABD de her 6 kişiden biri yoksulluk sınırı içinde yer alıyor. 2010 yılında açıklanan bu rakama artan yaşam masrafları da eklendiği zaman yoksulluk içinde yaşayan kişi sayısı 50 milyona yaklaşıyor, bu sayı da nüfusun %16 sına tekabül ediyor.
Amerika Birleşik Devletlerinde sağlık sigortasından yoksun olan kişilerin sayısı da 50 milyona yaklaşmış durumda. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak bilinen ABD, aynı zamanda gelişmiş ekonomilerde yoksulluk oranının en fazla olduğu ülke olarak gösteriliyor
Kendi kabullerine göre, dünya üzerinde “haydut” olarak nitelendirdikleri 7 devlet var.. Buna rağmen; bu ülkelerden 33 kat daha fazla askeri harcama yapıyor.
Dünya üzerinde etkinlik oluşturan BM ve üst çatısını oluşturan Güvenlik Konseyi’nin en önemli aktörü.. BM üzerinde kurduğu açık hegemonyaya rağmen, BM’ye taktığı borç 1 milyar dolardan fazla..
ABD, pornografiye yılda 10 milyar dolar harcıyor. Her hafta ortalama 88 öğrenci sınıfa silah getiriyor. Amerikalılar çöpe saatte 2.5 milyon plastik şişe atıyor.. ABD’de her sene 300.000 kişi obezite yüzünden hayatını kaybediyor.
Siyonist lobinin en etkili olduğu arena!
9 Milyon Kilometrekareden fazla yüzölçümüne sahip bir ülke. Amerika Birleşik Devletleri'nin 2010 rakamlarına göre toplam nüfusu yaklaşık 310 milyon kişi.. Bu rakam ile ABD, Çin ve Hindistan'ın ardından en kalabalık 3. Ülke konumunda.. Bu verileri sağlıklı bir mukayesenin yapılabilmesi açısından kullanıyorum.
Size anlatmaya çalıştığım hususun özü şu:
Bir Amerikalı;
beş dünyalı kadar tüketiyor ve dünya kaynaklarının % 25’ini kullanıyor ama dünya nüfusunun sadece % 5’i ABD’li..
Yeryüzünde musluklardan akan kanların vanasının bile başkanlık seçimlerine bağlı olduğu bir merkez.. Mazlum coğrafyalardan kimisini damla damla, çoğunu da oluk oluk kanla sulamakta mahir bir zihniyetin mimarları..
Dünyayı kendi seçimlerine kilitlediler neredeyse!
Böylesi arenalarda seçimin galibi her zaman sistem olmuştur! Ha Obama, ha Romney hiç fark etmez! Türkiye masası hep var olmuştur onların stratejik konseptlerinde!.
Siz kendi geleceğinizin seçimine dikkat edin yeter!
Sevgi ile kalın..
akt