Milli Bayramımızın üzerinden üç gün geçti, ama tartışması hala bitmedi.
Televizyon ekranlarından CHP İstanbul İl Başkanının tören alanında askere dönerek yaptığı konuşmayı hayretle izledik.
İl Başkanı askere dönerek yaptığı konuşmada;
"Sizin korumadığınız Cumhuriyeti biz koruduk" diyerek adeta askeri tahrik etmeye çalışıyor ve Sayın Genel Başkan'da hiçbir CHP'linin darbe yanlısı olamayacağını söyleyerek durumu kurtarmaya çalışıyor.
İyi güzel de, dün Cumhuriyet mitinglerinde rektörlerle ve emekli paşalarla birlikte en önde gidip, Askeri yönetime el koymaya davet eden CHP'li kurmaylar değil miydi?
Sayın Kılıçdaroğlunu tenzih ediyorum, bu gün darbeye karşı olduğu sözlerinin samimiyetine de sonuna kadar inanıyorum, ama CHP'nin dünkü gerçekleri de ne yazık ki bunlardı.
Mesela yakın tarihimizde 28 Şubat'ta demokrasi ayaklar altına alınırken, CHP demokrasi adına tepki gösterdi mi?
Tam tersine alkışladı.
1960 Askeri darbesinde demokrasi rafa kaldırılıp iğrenç bir şekilde hukuk ayaklar altına alınıp, edepsizce ve hayasızca Rahmetli Adnan Menderes ve iki arkadaşı uyduruk bir bahane ile idam edilirken CHP'liler neredeydi?
Neden demokrasiyi savunup, "Eyyyyyyy........ efendiler, sizin göreviniz siyaset adamlarını yargılamak değil, iç ve dış güvenliğimizi korumaktır" diyemedi
Bunlar yakın tarihimizin, CHP adına utanç verici ve demokrasi adına sınıfta kaldığı hadiseleridir.
Bu gün Köşkte'ki kabul törenini protesto ederek katılmamak ve üstüne üstlük Alternatif bir bayram törenine katılmak somut bir ayrımcılık değil mi?.
Oysa;
Milletin ortak direnişi sonucu kazanılan zafer sonunda, 29 Ekim 1923'te ilan edilen Cumhuriyet, milletin ortak değeridir ve bu bayramda ayrımcılık olmaz.
Doğusundan, Batısına, Kuzeyinden, Güneyine, hemen her ailenin Şehit vererek kazandığı zafer, belli bir partinin veya belli bir azınlığın değil, Türk Milleti'nin zaferidir.
Diğer bir ifadeyle;
Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Çerkeziyle, Lazıyla velhasıl bu topraklarda doğan ve bu topraklarda yaşayan her etnik kökenindir Kurtuluş Savaşı'nda ki Zafer.
Dolayısıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, hiçbir zümrenin veya partinin tekelinde değildir.
Bu gün ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlar, öylesine tavırlar içerisine giriyorlar ki, sanki bu önemli milli bayramın yalnızca kendilerine ait olduğu imasını vermek istiyorlar.
Tıpkı Laiklik konusunda olduğu gibi, bugün de Cumhuriyet Bayramı konusunda da açıkça bir istismarı kendilerine rehber edinmişlerdir.
Diğer taraftan;
Hükümetin önce yok deyip, sonradan yürüyüşe izin vermesindeki kararsız tutumu ne kadar yanlışsa,
CHP'nin;
Milletin ve devletin kutladığı Cumhuriyet Bayramı törenlerine katılmayıp, alternatif bir kutlama töreni düzenlemesi o kadar yanlıştır.
Millil Bayramda sergileyemediğimiz birlik ve beraberlik için, şöyle geriye doğru gidip bir bakmak lazım,
AK Parti öncesindeki hükümetler döneminde, Cumhuriyet Bayramı alternatifli bir şekilde mi kutlanıyordu?
Hayır.
Halkın ve devlet erkanının katılımıyla, coşkulu bir şekilde kutlanıyordu.
Peki Adana'da kutlanan Cumhuriyet Bayramına Sayın Vali CHP'nin katılımını yasakladı mı?
Oysa Adana Valisi Hüseyin Avni Coş bey bakın verilen kabul töreninde neler söylüyor:
"Cumhursuz bir bayram olamaz" diyor.
Diğer bir ifadeyle, "Halkın olmadığı bir bayram olamaz" diyor ve sözlerinin devamında ise;
"Biz kutlamaları emeklisinden çalışanına, yaşlısından engellisine, şehit ve gazi yakınlarımıza kadar halkın bütün kesimlerini bir arada bulunduracak bir organizasyon yaptık. Ecdadımızın katlandığı sıkıntıları ve yaptığı fedakarlıkları hatırlarsak, onların aziz hatıralarını kendimize rehber edinirsek, bütün sorunları kolayca çözebileceğimize inanıyorum. Türkiye Cumhuriyeti devleti hepimizin gayreti ile ilelebet payidar olacaktır. Milletimiz tek millet, tek vatan, tek bayrak olarak ebediyete kadar payidar olacaktır." diyor
Bundan daha açık ve samimi bir davet olabilir mi?
"Gelin birlikte el ele coşkulu bir şekilde kutlayalım" diyor.
Devlet milletiyle kucaklaşıp büyük bir coşkuyla milli bayramını kutlamak istiyor, ama CHP;
"Yok kardeşim, sizin bayramınızı tanımıyorum, ben kendi bayramımı kutlayacağım" diyor
Hayırlı olsun, buyurun kutlayın demekten başka sanırım söylenecek başka bir söz olmasa gerek.