Başbakan'ın ağzına sağlık

Osman PALAMUT

13 Kasım 2012 Salı 09:03

Önceki gün milletimizin yüreğini yakan 17 Şehit haberini Pervari'den aldık.

17 Mehmetçiğin biri henüz yeni nişanlanmış, diğeri evlenmek için evini tutmuş, bir diğeri bebek bekliyor, bir başkası ise henüz doyamadığı evlat sahibiydi.

Peki neden Şehadet şerbetini içti bu 17 yiğit?

Tek bir şey için;

Milletinin devletiyle birlikte var olan bütünlüğünü korumak amacıyla, bu ülkeyi bölmek isteyen vatan hainlerine fırsat vermeme uğruna Şehit oldular.

Yoksa sabahın seher vaktinde ve dağ başını almışken sis ne işleri vardı oralarda?

Şu kepazeliğe bakın;

Kurtuluşumuzun mimarı Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıldönümünde Şehit olan askerlerimizin, Diyarbakır'da düzenlenen cenaze törenine bu kentin büyükşehir Belediye Başkanı, cenazeye katılmak yerine teröristlere destek için açlık grevindeydi.

Tek kelimeyle devlete başkaldırıp, "Ben sizin şehitlerinizi tanımıyorum" diyordu

Ama bu ülkede, cezai müeyyideler açısından bir gariplik vardı öteden beri.

Bir kadının parmağındaki yüzüğü gasp eden deyyus 20 yıl hapisle cezalandırılırken, bir kadının namusunu kirleten şerefsize ise, ya ceza verilmiyor veya 2-3 yıl yattıktan sonra elini kolunu sallayarak sokaklarda geziyor.

Yani 100 TL'lik bir yüzük, bir kadının namusundan daha kıymetli bir hale getirilmiş

Bu ülkenin güvenliğini sağlamak için gece gündüz mücadele eden askeri ve polisi şehit eden nammusuzlar ise, bu milletin vergilerinden sağlanan konforla cezaevlerinde keyiflerine bakıyor.

Bu yanlışı çok iyi tahlil eden ve vicdanları sızlattıp toplumsal tepkilere neden olduğunu bilen Başbakan ise, bakın yeni yaptırımlarla ilgili bakın neler söyledi:

"Ölümler karşısında, öldürmeler karşısında gerekirse idam cezası yeniden masaya getirilmelidir. Çünkü devletin, öldüreni affetme yetkisini biz kendimizde görmüyoruz. Bu yetki öldürülenin ailesine aittir, bize ait olamaz. Bununla ilgili  düzenlemeleri yapmak gerekir. Efendim Avrupa Birliği'nde öyleymiş. Biz bir kere bu noktada öyle bir adım attık. Bu gün bakın ABD'de idam var, Rusya'da var, Çin'de var, Japonya'da var. Dünyanın birçok yerinde var. Bunlar BM Güvenlik Konseyi'nin ağırlıklı üyeleri. Yani Fransa ve İngiltere hariç diğerlerinde var. O zaman durumumuzu gözden geçirmemiz lazım"

Başbakanın ağzına sağlık,

Bu ülkede öylesine soysuzluklar oluyor ki, yapılan o soysuzluk karşısında İdam cezasını dört gözle arıyor.

Dolayısıyla artık İdam konusu görüşülüp gerekli olduğu hallerde uygulanmalıdır.

BDP bugün şantajla ve tehditle, istediklerini yaptırmaya kalkıyor.

Kusuru bakmasınlar, bu millet ne tehdite ve ne de şantaja boyun eğmez.

Başbakanın ifade ettiği gibi;

Bunlar, Şovdur,

Şantajdır,

Ve blöftür.

Sonuç olarak, her isteyen bu ülkede devlete başkaldırıp şovla, şantajla ve blöfle istediklerini elde etmeye kalkarsa, devlet devletlikten çıkıp eriyip gider.

İşte bu nedenledir ki, Sayın Başbakan devlet olmanın, bir olmanın, iri olmanın ve diri olmanın gereği için taviz vermeyerek yoluna devam ediyor.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.