Bilgelik meşalesi!Muhteşem nadidelik!

A.Kadir TUNÇER

26 Kasım 2012 Pazartesi 08:56

İslam âleminin her Muharrem ayı’nda kanayan yarası ve gönül sızlatan faciası Kerbelâ Hadisesi. Bu ibret ve ders alınması gereken dehşetengiz vakanın yıldönümüne denk gelen günler.. Bigâne kalmak mümkün değil! 

Kararlılığın, zulme asla boyun eğmemenin, onurun ve bilgeliğin, en güzel ile en çirkinin,

en asil ile en rezilin, vahşetin ve merhametin, yücelik ile zilletin, biraz ötede Fırat’ın gürül gürül akan sularının yanında susuzluğun, bir resim karesinde yer aldığı emsalsiz bir vakıa..

Her türlü kararsızlıkları, defolu tüm anlayışları ayaklarının altına alan, karanlık ve bulanık zihinlere, sonsuza kadar sönmemek üzere, bilgelik meşalesini yakarak, geleceği aydınlatma hususundaki muhteşem misyonu, çağlara taşıyan bir nadidelik..

Nesl-i Pâk-i Resûl evladı, “ Cennetteki Gençlerin efendisi, Hz. Hüseyin (a) ”..

Dünyanın ve yaşanılası her zeminin, O’nun o kutlu mefkûresine ve sarsılmaz, zamanlar üstü eskimez duruşuna ihtiyacı vardır!

Sulandırılmış, bulandırılmış, nefsî ve seviyesi düşük, korkakça bahaneleri, atının nalları altında çiğnemek..

Onur ile onursuzluk arasında kurulmaya çalışılan, pamuk iplikleri ile dokunmuş köprüyü sonsuza kadar yok ederek, istikamet belirlemede ışık rehber olabilmek..

Kendisinin sahip olduğu erdemi tarifte kelimelerin ve cümlelerin kifayetsiz kaldığı, sîreti ve sûreti hüsnün en güzellerinden biri olmak.. O güzelim şahsiyeti tarif eden, gösteren, tanımlayan realitelerdir. Satırlarımın ve cümlelerimin, kitap ve ansiklopedilerin içine sığmayan, gönüllerin en nadide köşesinde yerini alan, kulluğun en güzide seçkinlerinden birini tarif çabası, gök kubbe altında zerre gibidir. O’nu ve ailesini, sevenlerini, mefkuresini “anlamak istemeyi” istemek lazım.. 

O’nun ve kervanında yer alan ve almak isteyenlerin aziz hatırasına..

Canım sana İsmail!

Mutluluğun rahmine düşen en güzel muştu!
Karanlığın içinden; O, güzellik sunmuştu..
Tâ mahşerden taşıdı o kutlu emaneti,
Sevdasızlara inat, sevdaları kurmuştu!

Tüm kâinata meydan okuyan nurlu fikir,
Kaldıramaz yükünü oluk oluk akan kir!
Mazlumun sancaktarı, o nurun can onuru,
Kevser’in gül özünden akan muhteşem zikir..

Ey nadide gözlerin nurunun nuru seçkin!
Seninle güzellikler, bu canıma müsekkin.
Hayatı yudumlamak seninle başka güzel,
Yâr! Seni anlamamak, körü körüne bir kin..

Karanlığın böğrüne vurulan nurlu neşter,
Seninle cana candır akan her bir damla ter!
Âlemler duruşuna saygıyla selam durur,
Hala seni anlamaz yazık o cahil, epter!

Kerbelâ’ya gidilen yolda taşınan azık,
Aciz’in işi değil, hele fikirde mazık.
Heybesinde kutlu nur ve onurun hamili,
Seni anlamamakla geçen bir ömre yazık!

Çölde susuz yaşanır, onursuz hiç yaşanmaz!
Öğrendik öğretinden, zalim onur kuşanmaz!
Ey güzellik! Efendim! Sevgilinin sevgisi..
Öteler ötesinde senle olmazsa olmaz!

Seni özler, isterim, yürekte kor, canda can
Uğrunda şeref olur dökülen her damla kan,
Emrin başım üstüne, canım sana İsmail,
Ey aldanmış kör nefis, derin uykudan uyan!

Seni sevmek çok özel, “gençlerin efendisi!”
Seni kıskanır gece dolunayın kendisi.
Seni övmekte aciz kelimeler cümleler,
Yerden tâ arşa kadar kanatlanır sevgisi!

Ey Sevgili Güzellik! Sensizlik öldürüyor!
Sevdan eskimez yeni, aşkın aşk ördürüyor!
Gönül senle kıyamda, bu cana armağansın!
Ey İbrahim Nesli Can! Sevdan kor söndürüyor!

                                                                      akt

Sevgi ile kalın..  

NOT:  01 Aralık / 2012 – C.Tesi günü, Seyhan Kültür Merkezinde, Saat:13.00’da, Tiyatro ve değişik sunumların icra edileceği, İmam Ali Derneği tarafından organize edilecek olan Kerbelâ’yı anma ve anlama adına bir programdan haber edildim. Siz değerli dostları da bilgilendirmek istedim! Giriş ücretsiz ve halka açık.. Davetlisiniz!

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.