Tarih, ders ve ibret almak isteyenlere ne kadar da cömertçe malzeme veriyor.
Geçmişte abad olanlar, berbat olanların cümlesi tarih içerisinde geçit resmi yaparlar.
Yükselişler, çöküşler, zalimler, mazlumlar, saadet ve felaketler hepsi tarih sahnesinde arz-ı endam ederler.
Olup bitenleri ibret gözü ile tahlil edildiğinde, basiret sahipleri hisse alınacak o kadar çok hadise ile karşılaşırlar ki.
İşte bu perspektiften peşin hükümsüz tahlil yapanlar, tarihin o olumsuz yönlerinin tekerrür etmemesi için büyük bir birikime vakıf olanlar.
Ancak, günümüzde büyük bir çoğunluk, tarihe masal ve hikayeler zinciri gözüyle baktıkları için hisselerine düşen ibret dersini almadıkları için, kendilerinden önce bin defa işlenmiş bir hatayı, bin birinci defa yine işlerler.
Bu hatalar idari kademelerdeki görevliler tarafından işlendiğinde ise, cezasını bir tek şahıs değil bir millet çeker.
Tarihe baktığımızda tekerrür eden bazı hataların, milletlerin tarih sahnesinden silinişlerinin sebebi olduğunu görüyoruz.
Merhum Mehmet Akif ne kadar da gözü özetlemiş:
"Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal Şey!
Beşbin senelik kısa, yarım hisse mi verdi?
'Tarih'i tekerrür' diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi.
Bu gün günümüzde yönetimde bulunanların, yakınlarını kayırması veya kayırmalarının sağlanması, etrafına toplanan dalkavukların tesiri altında akıl ve iradenin dizgininin yitirilmesi, devleti ve milleti birçok badirelere sürüklemiş ve içtimai bünyede onulmaz yaralar açmış şahsiyetlerin nem hazindir ki itibar gördüğü dönem AK Parti döneminde de bir türlü bitmedi.
Allah aşkına şu belediyelere veya yetkili konumda olan partilerin kaptanlarına bir bakın, garip gurebanın günübirlik nefes alması için çaba harcarlarken, eş, dost ve akraba kervanının yarınları için amansız bir mücadele verip o imkanları nasıl suistimal ettiklerini ne yazık ki görüyoruz.
Siyaset,
Ne de mükemmel (!) bir şekilde uygulanıyor değil mi?
Tam bir cambazlık örneğinin tezahür ettiği siyaset millet için sığ, eş, dost ve akrabalar için kapısı sonuna kadar açık bir hale getirilmiş bulunuyor.
Hal böyle olunca, adalet kavramı ayaklar altına alınıyor bu kavram kendi ininde bile tezahür etmekten aciz kalıyor.
Ve böylesine bir hengamede milli ve manevi karakterden haberi olmayanlar ne gariptir ki bu kavramları ağızlarından düşürmeyerek maddi ve manevi rantlarının zenginleşmesi için dört elle bu hassasiyetlere sarılmaktadırlar.
Velhasıl izlere baktığımız zaman o izlerin ata mı, yoksa ite mi ait olduğunu artık anlamakta güçlük çekiyoruz.