Muhsin Yazıcıoğlu'na dün hakaret eden hokkabazlar bugün ne yapıyor

Osman PALAMUT

06 Aralık 2012 Perşembe 14:19

Fatih Sultan Mehmet çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:

"Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz" diyerek çıkışır.

Orada bulunan ve velayet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemsettin Hazretleri hafifçe gülümseyerek, bakın neler söyler:

"Peder ne der, kader ne der"

Kadere bakın ki, yaramaz olarak görülen çocuk iki cihan serveri Peygamber Efendimizin sözlerine mazhar olur ve İstanbul'u fethederek dünyanın dengesini adeta değiştirir.

Ve İstanbul'un Fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarih konusunda aynen şu ifadeler yer verir:

"Tarih yazmak, korkaklara göre bir iş değildir"

Sultan 2. Abdülhamid Han Hazretleri ise,

"Bizi yükselten dinimize karşı duyduğumuz aşktır" diyordu.

Hem Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri, hem Sultan Abdulhamid Han Hazretleri ve hem de diğer padişahlarımızın ortak hassasiyeti, İslam Dinine karşı olan tereddütsüz, samimi bağlılık ve yaşamlarıydı.

Bu hassasiyet sebebiyle değil mi ki 600 yıl dünyaya Kur-an medeniyeti ışığında hükmettiler.

Ne feth ettikleri ülkede bir tek sivilin canına kıydılar ve ne de malına zarar verdiler.

Ne hazindir ki;

İlhamın alındığı Kur-an'a olan saygı nedeniyle gün geldi hükümetler yıkılıp Başbakan ve bakanlar idam edildi, gün de geldi insanlar irticai faaliyet gösteriyor diye fişlendi.

Bu bağlamda, Şehit olan Muhsin Yazıcıoğlu 1995'lerde Adana'da Ulus Parkı'nda ki düğün salonunda yaptığı konuşmada bakın neler söylüyordu:

"1000 Tane kellem olsa, 1000'ini de Şeriat uğruna vermeye hazırım. Bizim tek derdimiz var Anadolu'da yitirilen medeniyetimizi tekrar ihya etmektir" diyordu.

Peki neydi o Şeriat?

Kimilerine göre yobazlık ve ülkeyi geriye götürmekti.

Ama aslolan ise dünyayı cehaletten kurtaran, hak ile batılı kesin bir çizgiyle ayıran Cihan güneşi Peygamber Efendimizin eliyle insanlığa tanıtılan Kur-an'ın ta kendisi, diğer bir ifadeyle Kur-an'ın ismiydi.

Ne gariptir ki Muhsin Yazıcıoğlu o gün bu konuşmayı yaptığında, Adana'da ki bazı gazeteciler anında Cennet mekan Yazıcıoğlu’nu yobazlıkla suçlamış ve akıllarınca yerden yere vurmuşlardı ama kendilerini yerden yere vurduklarının farkında bile değillerdi. 

O Muhsin Yazıcıoğlu ki, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne konuşmaya geldiğinde, o gün genel kurula girmeyerek protesto eden tek milletvekiliydi.

Bu hareketiyle Türk insanının milli duyarlılığını ve karakterini ortaya koyuyordu.

Ne gariptir ki yukarıda ki izahına çalıştığım ortak hassasiyete dün hakaret eden hokkabazlar, bu gün bakıyorum da AK Partinin kurmayı olan arkadaşlarla baş köşelerde oturup muhabbet ederek, dünyalıklarını zenginleştirme peşinde koşuyorlar.

Ne denli basit ve basit olduğu kadar iki yüzlülük değil mi?

Derler ya;

“Bu ne perhiz bu ne turşu”

Ne dersin, perhiz diyorlar ama turşuyu da bal gibi yiyorlar.

Tabi suç o hokkabazlarda değil elbette.

Suç;

Dün Kur-an ahlakını hor görüp hakaret edenlere kucak açanlar da değil mi?

Varın istediğiniz gibi yorum yapın diyorum.

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.