Dün Adana Valisi Sayın Hüseyin Avni Coş beyin Adana’da ki imar kirliliğiyle ilgili duygu ve düşüncelerine atfen, kentin yapılaşmasının yol haritası olan Kuzeye doğru gidişin ne yazık ki mevcut belediye başkanlarının destekleriyle, tekrar güneye kaydırıldığına yer vermiştim.
Seyhan barajının yapımından sonra yapılan sulama kanalarının suladığı alanlar, Çukurova’nın en bereketli toprağı olup, yılda en az üç ürün alınan tarım alanlarına yöneldiğini görüyoruz.
Bu tarım alanlarının konut yapılaşmasından sonra tekrar dönüşü yok.
Bu kesin
Ancak kesin olan bir şey daha var ki, böylesine bereketli olan topraklar göz göre göre katlediliyor.
Böylesine bir manzara karşısında, Adanalı olmayan ama öngörüsüyle geleceğin Adana’sını iyi tahlil eden Adana Valisi Sayın Hüseyin Coş, imar kirliliği konusunda yetkili ve etkili olanları uyarıyor, uyarmakla da kalmayıp kentsel yapılaşmanın en iyi şekilde dizayn edilmesi için bilim çevresi olan Üniversite ayağıyla istişarenin de kaçınılmaz olduğuna dikkati çekiyor,
Doğrusu kentin geleceğini böylesine bir duyarlılıkla ele aldığı için Sayın Hüseyin Coş beyi tebrik ediyorum.
Burada sormak istiyorum;
Adana’da tarım örgütleri yok mu?
Veya doğa hayranı çevreciler nerede?
Belediye başkanlarına ve sorumluluğu bulunan meclis üyelerine sormak istiyorum, dünyada hızla büyüyen nüfus karşısında, milyonlarca insan açlığın pençesinde kıvranırken, İsrail başta olmak üzere ülkelerin bir avuç toprağı bulamamanın sıkıntısını yaşarken, Adana’da insanlığın hayran kaldığı verimli kırmızı toprağın hakim olduğu tarım alanları nasıl beton yığınına döner, anlamakta zorluk çekiyorum.
Son Adana depreminde bilindiği gibi Adana’nın güneyinde 150’ye yakın vatandaşımız hayatını kaybederken, Kuzeyin tek bir hasarın olmaması sonucunu göz önünde bulundurduğumuz zaman, zemini sert olan yapılaşmaya en uygun bölge Kuzey Adana değil mi?
Böylesine bir çelişki yaşanırken, kamuoyunda ki söylentiler ise bizleri doğrusu dehşete düşürmektedir.
İddia şu;
Bazı belediye başkanı arkadaşlarımız güneyde yapılaşmanın hızla yayıldığı bölgelerde 300 dönüm, 87 dönüm gibi araziler aldığı için, buralardaki yoğunluğun son günlerde belediye meclislerinde hızlı bir şekilde yoğunluğunun artırılıp geçirildiğini duyuyoruz.
Bu sözler kamuoyunda artık sık konuşulur olmaya başladı.
Sonuç olarak, şehirleşme açısından doğal bir konuma sahip olan Kuzey Adana dururken, güneye yapılan yatırımlar hem alt yapı açısından, hem zemin etüdü açısından ve hem de tarım alanlarının katledilmesi açısından büyük bir talihsizliktir diyorum.