Gelin Cemal Gürsel caddesine bu ülkenin gerçek bir kahramanı olan ve özellikle Adana’nın istilasında işgalci Fransız ve Ermeni çetelerine karşı amansız bir savaş vererek, kahramanca savunup destanlar yazan Sinan Tekelioğlu’nun adını Cemal Gürsel caddesine verelim.
Sinan Tekelioğlu kimdir önce ona bir bakalım;
1893 tarihinde Uzunköprü'de doğdu,
16 Aralık 1965 tarihinde ise Ankara'da ebedi aleme göçtü.
Tekelioğlu 1911'de Harbiye'yi bitirdikten sonra Balkan savaşlarında tutsak düştü. Özgürlüğüne kavuşunca, Yemen ve Çanakkale savaşlarına katıldı. Yaralanması üzerine 1916' da geri hizmette görevlendirildi. Yüzbaşı rütbesiyle Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'nda Tekelioğlu Sinan Paşa takma adıyla Kilikya bölgesi komutanlığına atandı. 1924'te binbaşı rütbesinden emekli olduktan sonra, çeşitli yerlerde kaymakam olarak çalıştı. 1935'te İstanbul Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu, 1938-50 arasında Cumhuriyet Halk Partisi, 1950-57 arasında ise Demokrat Parti Adana milletvekilliği yaptı.
İşte Tekelioğlu’nun kısa özgeçmişi.
Sinan Tekelioğlu gibi bir kahramanın, Adana’da güzel bir yere isminin bu güne kadar verilmemesi aslında büyük bir talihsizliktir.
Neden mi?
Adana bölgesinde Kuva-i Milliye’nin, Adana ayağının ilk kurucusu Sinan Tekelioğlu olup, 5 bin kişilik Fransız ordusunu uçak desteği olmasına rağmen, perişan eden bir komutandır.
Komutanlığı dillere destan olan Sinan Tekelioğlu, uzun bir zaman milletvekilliği yaparak, mecliste de milletin hissiyatına tercüman olmak için hizmetler etmiş bir büyüğümüzdür.
Tek parti zamanında 1938-50 yılları arasında CHP’de Milletvekilliği yapan Sinan Tekelioğlu, 1950 ve 57 yılları arasında ise Demokrat parti milletvekilliği yapmıştır.
Merhum Başbakan Adnan Menderes’in, Türkçe okunan Ezan’ın din dilinde okunması için vermiş olduğu teklif üzerine TBMM’de bir konuşma yapan Sinan Tekelioğlu, bakın meclis kürsüsünde neler söylüyordu:
“Arkadaşlar, şayet Atatürk sağ olsaydı hiç şüphe yok ki, o da bu büyük Meclis’in düşündüğü gibi düşünecek, o da elimizdeki Allah kanununun Türkçe ile tercümesine imkan olmadığını, din ulemalarının vermiş olduğu karara göre anlıyacak ve ezanı din diliyle okutacaktı.”
CHP’lilerin itirazlarına aldırmayan Tekelioğlu, konuşmasını sürdürerek;
“Müslümanlar bir sala sesi duymuyorlar. Dışardan Türk dili ile ezan okunurken, içerde yine din dili ile Kur’an okumaya müsaade ediliyordu. Bineaenaleyh arada bir birine uymayan zıt esaslar var. Bugünü bize gösterdiğinden dolayı Adnan Menderes’e teşekkür ediyorum”
İşte Sinan Tekelioğlu’nun Yemende, Çanakkale’de, Adana’da ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı büyük mücadeleler.
Eyyy… bu kenti yöneten Sayın başkanlar ve meclis üyeleri,
Karar merciinde olan sizlersiniz.
Varlığımızı borçlu olduğumuz böylesine kahramanlarımızla ilgili bu teklifimi ister kabul eder ister etmezsiniz.
Ama unutulmamalıdır ki, milletin gönlünde yatan böylesine önemli kahramanların isminin yaşaması için alacağınız kararlar, yalnız Adanalıları değil, milleti sevindirecektir diyorum.