Adana'nın düşman işgalinden kurtuluşunu kutladık, ama bu kutlama çerçevesinde kurtuluş sürecinde yaşanan kahramanlıkları irdeleyebildik mi?
Hayır.
Oysa;
Adana'nın işgalci şer güçlerden kurtuluşunun yıldönümünü kutlayıp ta, Kürt Genco'yu hatırlamamak tek kelimeyle gaflet olur.
Ama Kürt Genco'yu kim tanıyor ki?
İşte kahreden nokta da burasıdır.
Biz tanımayınca dünya tanımıyor, dünya tanımayınca uyduruk Ermeni iddiaları kabul görüyor.
Suç kimde?
Elbette bizde.
Gerçek tarihin altın sayfalarında yer alan Kürt Genco hadisesi, resmi tarihimizde tek bir satırla da olsa yer almamasını büyük bir hainlik olarak addediyorum.
Kürt Genco kimdir önce gelin ona bir bakalım.
Kürt Genco kan davası nedeniyle Saimbeyli'ye göç etmiş, gözünü budaktan esirgemeyen, İman, millet ve vatan sevgisi dolu olan bir vatandaşımızdır.
Saimbeyli'de Ermeni Çeteler, işgalci Fransız askerlerinden aldığı destekle bu ilçemizde akıl almaz katliamlar yapmaya başlayınca, diğer kahramanlarımız gibi Kürt Genco'da ortaya çıkar ve adeta bu çetelere kök söktürür.
Çavuş rütbesiyle Ermeni çetelerin korkulu rüyası haline gelen Kürt Genco'yla ilgili, o dönemde henüz 11 yaşlarında olan Ramazan Saygılının Babası Merhum Ahmet Saygılı bakın neler söylüyor:
"Ermeni çeteler gözü dönmüş bir şekilde çoluk çocuk demeden acımasızca katliamlar yapıyorlardı. Önlerinde engel olan Kürt Genco'yu ele geçirmek için köyüne baskın yaparak, 'Kürt Genco’yu ya bize teslim edersiniz, veya hepinizi öldürürüz' demeleri üzerine, köy halkının karşı çıkmasına rağmen Kürt Genco, "Bir Kürt Genco ölmüş ne çıkar, yeter ki vatandaşlarımıza zarar gelmesin" diyerek gidip teslim oldu. Ermeni çeteler günlerce işkence yaparak mücahitlerin silah depolarının yerini söylemesini istediler. Ancak Kürt Genco söylemedi ve bunun sonucunda derisi yüzülerek üzerine tuz basılıp işkenceyle öldürüldü"
Öyle bir işkence ki, yapılan bu işkenceler halkın dilinde dörtlükler halinde ağıta dönüşüyor o zamanlar
İşte Kürt Genco'nun kahramanlığı,
Ve Kürt Genco gibi kahramanlarımızın, böylesine destansı mücadelelerinin resmi tarihte yer almasına engel olanlara, lanet olsun diyorum.
Bu gün Kürt kardeşlerimizi istismar ederek sokakları cehenneme çevirenler, Kürt Genco atamızın bu kahramanlığı karşısında, acaba yaptıklarından utanacaklar mı?
Söz konusu millet olunca,
Söz konusu namus olunca,
Söz konusu Din ve Bayrak olunca,
Olur mu hiç Kürtlük, Türklük, Araplık ve Çerkezlik?
O zaman bu ayrılık ve gayrılık niye?
YA SARIKAMIŞ?
Kürt Genco'nun Ermenilerin karşısında ki duruş ne ise, Sarıkamış'ta Allahuekber dağlarında donarak şehit olan Mehmetçiklerimizin duruşu da oydu.
Neydi o?
Ülkenin bölünmez bütünlüğüne olan sadakat,
Milletin onuru, haysiyeti ve namusu,
Bayrağımızın inmemesi ve Ezanın susmamasından başka ne olabilirdi ki.
Dün çeşitli illerden Sarıkamış’a gelen on binlerce gencimiz, atalarının ruhunu şad etmek için Fatihalarla tekbirlerle bir kez daha donarak şehit olan 90 bin Mehmetçiğimizi andılar.
Bizlere düşen ise;
Kürt Gencoları, Sarıkamış Şehitlerini, Çanakkale Şehitlerini ve bu vatan için hayatlarını feda etmelerindeki sırrı bu gençliğe anlatmaktır.
İşte Gazi Murat Caner'in yaptığı gibi,
Sonuç olarak;
Etkilisiyle ve etkisiziyle bu ruha sahip çıkıp dalgalandırmak, birlik ve bütünlüğümüzün en büyük harcı olacaktır diyorum.
İŞTE HALA HALKIN UNUTAMADIĞI AĞIT
Kele Dudu kele Dudu
Kanlı gömlek yu diyorlar
Bebekleri kaynatmışlar
Kuzu eti ye diyorlar
Kapı kapı geziyorlar
İfadeyi yazıyorlar
Düsman basina vermesin
Oğlak gibi yüzüyorlar
Musambaya oturtmuslar
Etrafinda geziyorlar
Sen çete topladın deyi
Çalgiyinan yüzüyorlar
Zabit kâtibi Memedi
Topuzunan dövüyorlar
Enfiyeci Hüseyini
Tellerinen boğuyorlar
Baskatibi öldürdüler
Deyneğinen döve döve
Kürt Genco’ yu yüzüyorlar
Özne gibi öve öve
Örflüyüdün Genco Çavuş
Gavurlara eyle zavir
Bebegimi öldürüyorlar
Çamsaroglu koca gavur