Siyasi cambazlar ve Vali Coş!

Osman PALAMUT

11 Ocak 2013 Cuma 09:41

Aytaç Durak döneminde yapılan 1/25 binlik ve 5 binlik imar planlarının bozularak yeniden yapılmasının ardından olanlar oldu ve günlerdir kamuoyunun gündeminden düşmeyen 'İmar rantı' söylentileri, Adana da uzun bir zaman daha gündemi işgal edeceğe benziyor.

Meydana gelen tartışmaları, gerginlikleri ve hatta kavgaya varan hadiseleri, Adanalının, hiç mi hiç kabul etmediğini de beyan etmek durumundayım.

Yapılacak olan komisyon toplantıları bu sebeple büyük bir ilgi uyandırırken, kamuoyu oluşturucuları, bir hassasiyeti ne gariptir ki gözden kaçırıyorlar.

Kamuoyu oluşturucuları; yalnız yazılı ve sözlü basın yayın kuruluşları da değildir.

Basın yayın kuruluşlarının haber torbasını dolduran ve dolayısıyla gündemin oluşmasını sağlayan siyasilerin de en az basın aleminin çalışanları kadar sorumlulukları vardır.

Böylesine bir ortamda, öncelikle devletin kurumlarının partiler üstü olduğu gerçeğini, her zaman göz önünde bulundurma zorunluluğu olmalıdır.

Devletin kurumları partiler üstü misyonunu devam ettirirken, elbette devletin bu kentteki en büyük mülki amiri konumunda olan Sayın Vali ise konumunun gereği olarak kentin; ekonomik ve sosyal gelişimi açısından daha ileri gitmesi için, belirleyici olma sorumluluğunu da unutmamak gerekir.

Dolayısıyla Sayın Valinin kente olan katma değerinin tezahür ettirilmesindeki sorumluluğunun gereğini yapmasını, siyasete müdahale olarak görmek tek kelimeyle, siyaseti samimi olarak yapanların değil, Siyaseti siyaset cambazlığı olarak görenlerin işi olsa gerek

Böylesine bir ortamda, özellikle siyasi kulislerde Vali beyi haksız yere eleştirme bedbahlığını ortaya koymak, en azından millet olarak bir geleneğimiz olan devlet büyüklerine karşı olan saygı mefhumunu zedeleyecektir.

 

Şu bir gerçek ki,

Adana Valisi Sayın Coş tasavvuf ilkelerinin temelini oluşturan, "İncinsen de incitme" ilkesini yaşam tarzı olarak kabul etmiş biri olarak, kentin en iyi şekilde yönetilmesi için büyük bir gayretin içerisinde olurken, kent yönetimi bağlamında adaletle hükme duygusunu da bizzat görenlerden biriyim.

Bu iki örneği az da olsa açma ihtiyacı hissediyorum.

Şahsen duygu ve düşüncelerimi aktarma noktasında üslup hatası sebebiyle kendisini incitmeme rağmen, Sayın Coş incitmeme nezaketini göstererek, devlet büyüğü olma kimliğini ortaya koymuştur.

Ya adalet duygusu?

Hiç tanımadığı bir vatandaşımızın uğramış olduğu haksızlık karşısında, ne denli kararlılıkla haksıza karşı mücadele ederek mazlumun yanında olduğunu da bizzat gören biriyim.

Yalakalara fırsat vermeyen, devletin malını milletin malı olduğu için koruyan, kollayan ve bu yoldaki kararlığı içinde rahatsız olan beylerin rahatsız olması, hiçte önemli değil.

Bu millet;

Tarih boyunca zulmeden değil, tam tersine adaletle hükmeden ve mazlumun yanında olan devlet büyüklerini baş tacı etmiş ve onları unutmayarak hayırla yad etmiştir.

Halkın bu yüksek değerlerinin yanında, kişisel menfaatleri zedelendiği için siyasi cambazlıklara bu kentin Valisi alet edilemez.

Sonuç olarak;

Adana uyduruk ve medyatik sözlerle değil, gerçek anlamda marka bir şehir ve isminden bahsettiren bir kent olacaksa, bazı değerlerimizi siyasi cambazlıklara alet etmeye de fırsat verilmemelidir diyorum.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.