Sokaklara çıkıp;
Yakıyorlar,
Yıkıyorlar,
Bomba atıyorlar,
Ve taş atarak ortalığı tarumar ediyorlar.
Ama bu yanlışın rehabile edilmesi için, ne sivil toplum örgütlerinden ve ne de başka bir kurum ve kuruluştan bir öneri gelmedi.
Bu bağlamda;
Bırakın bu kentin Valisini, bir vatandaş olarak, Allah aşkına bu manzaraya tepki göstermeyen ve bu çocuklara sessiz kalan ailelere kızmayan bir Allah’ın kulu olur mu?
Tabi, marifet kızmak değil, marifet bu yanlışın izale edilmesi için adımların atılmasıdır.
Yolsuzluk, arsızlık, hırsızlık, velhasıl her türlü olumsuzlukla mücadele etmek elbette önemlidir, ama henüz ne yaptığının şuurunda olmayan, hayatı bilmeyen, sorumluluğu bilmeyen ve bu gidişlerinin sonu potansiyel terörist olacak olan çocukların, güvenlik güçlerine taş, molotofkokteyli, havai fişek ve bomba atmasıyla ilgili soruna, yeni bir bakış açısını ortaya koymak çok daha önemli olsa gerek.
İhlas Haber Ajansının bu yöndeki sorularını cevaplandıran Adana Valisi işte o bakış açısını ortaya koşmuş.
Sayın Hüseyin Avni Coş bey konuyla ilgili özet olarak;
“Sokakta mendil satan çocukla,
Polise taş atan, bomba atan ve molotofkokteyli atan çocuklar aynı kefeye konamaz” demiş
Çokta doğru söylemiş.
Sokakta mendil satan çocuğun, çocuk istismarcılığına girdiğini, diğerlerinin ise şiddete özendirildiğini söyleyerek, bundan böyle bu görüntülere müsamaha edilmeyeceğini ve ailelere ceza verilebileceğini ifade etmiş.
Bu da çok doğru bir düşünce
Vali bey aslında bu kentin en önemli sorunlarından birine dikkat çekmiş ve bu yönde çalışmaların sürdüğünü söylemiş..
Bu sorun yalnızca Valiliğin sorunu değil, Valilikle birlikte basın kuruluşlarının ve sivil toplum kuruluşlarının temel sorunudur.
Bugün ne gariptir ki, taş atan çocukların ailelerinin yüzde yüzüne yakını yeşil kart sahibi olup, devletin merhamet kervanındaki yardımlarından faydalanan insanlardır.
Ama devletin şefkatine muhtaç olan bu aileler, çocuklarının düşmüş olduğu bu yanlışa seyirci kalıyorsa, o zaman devlet olarak bir takım yaptırımları yapmak, toplumsal huzur ve güven açısından önem arz eder.
Çünkü bu manzaraya sessiz kalmanın faturası, işin şuurunda ve bilincinde olmayan çocukların, sonunun terörist olmasıdır.
Sonuç olarak Vali beyin bu duygu ve düşüncelerine toplum olarak sahip çıkmak zorundayız diyorum.