İslam aleminin kalbi, iki kutsal şehir için çarpar;
Mekke ve Medine
Her iki şehir İslam aleminin var oluş nedenidir.
Biri İslam'ın doğduğu şehir,
Diğeri İslam'ın muzaffer kılınıp, dünyaya tanıtılmasının hareket merkezi olan şehirdir.
Bu iki kutsal şehir için çok söz söylendi, ancak son dönemde yapılan işlem Suudilerin tam anlamıyla alçaklığını göstermektedir.
Şu rezalete bakın;
Hz. Muhammed (S.A.V) efendimizin eşi Hz. Hatice annemizin evini bu günkü küstah Suud zihniyeti, umumi tuvalet yapmış.
Bitmedi;
Yine Peygamber Efendimizin torunlarının evlerinin yerine, bu günkü soytarı kral için bir saray yapılmış
Bitmedi;
Peygamber Efendimizin büyük dostu ve Halifelerin birincisi Hz. Ebu Bekir'in evinin yerinde ise, Hilton Oteli yükseliyormuş.
Peki ne uğruna?
Rant uğruna.
Rantın önemini kavramak için emlak piyasasına bakmak lazım.
Dünyanın en yüksek emlak piyasasının bulunduğu yerlerin başında Kumarhaneleriyle ünlü Monaco geliyor.
Bu küçük prenslikte emlak fiyatlarının metrekaresi, 43 bin dolara kadar yükseliyor.
Ancak son dönemlerde Müslümanların kıblesi ve kalbi olan Kabe'nin bulunduğu Mekke Şehrinde ise, emlak fiyatları Monaco'ya rahmet okutarak 200 bin dolara çıkmış.
İşte Suud’un iştahını kabartan bu pis rant.
Bu rant onun gözünü döndürerek, tüm değerleri alt-üst etmekte zerre kadar tereddüt etmiyor.
Oysa İslam'ın doğuşu ve gelişimine şahitlik etmiş Mekke ve Medine'nin her karışında, Peygamberimiz Efendimizin ve Sahabe’lerin ayak izleri vardır.
Bu hassasiyeti göremeyecek kadar kör olan zihniyet, Mekke ve Medine'yi Las Vegas görüntüsüne kavuşturup, Disneylandlaştırmak ve iki şehrin çehresini değiştirmek için, mega projelerle donatmaya başlamış,
Suudilerin küstahlıkları yeni değil.
Bu zihniyetin edepsizliği ve saygısızlığı 2002 yılında, Osmanlı'nın Mekke'yi korumak için yapmış olduğu Ecyad Kalesi'ni yıkmakla işe başladılar.
O zamanlar çok konuşuldu, tepkiler çığı gibi yükseldi ama adamlar bildiğini okudular ve öyle ki, Suudilerin başlatmış olduğu tarihi ve kültürel miras yıkımı karşısında yükselen seslere Suud yönetim küstah bir şekilde, "Devlet otoritemizin kararına kimse karışamaz" cevabını vermişler, ama bu kutsal mekanların İslam aleminin kalbi olduğunu ve onların söz haklarının olduğunu ise görmezlikten geldiler.
Bu soytarıca gidiş pek öyle hayra alamet bir gidiş değil.
Çünkü Mekke ve Medine'de her yapılan yapı, Müslümanları kalbini sızlatıyor.