Brütüs; Ünlü Roma İmparatoru Sezar’ın sevgili uşağıdır, ama Sezar hasımlarıyla boğuşurken, onların arasında uşağını görünce işte o meşhur sözünü söyler ve ;
Sen de mi brütüs
Diyerek mücadele etmeyi bırakır
O Brütüsler geçmişte olduğu gibi, bu günde var ve yarın da var olmaya devam edecektir.
Adana Valisi Hüseyin Avni Coş beyle ilgili Sözcü gazetesinin, evrensel basın ilkelerine taban tabana zıt bir şekilde ahlak ve edepten habersiz bu değerleri ayaklar altına alarak yayınladığı isimsiz mektuptan sonra, hemen her fırsatta Sözcü gazetesinin fikri hareketini ve haberlerini eleştiren Akit Gazetesi ne hikmetse, Sözcü Gazetesi'nin afaki haberine balıklama atlayarak yer vermesi karşısında, ister istemez Sezar'ın o meşhur sözünü hatırlayarak;
Sen de mi Brütüs demekten kendimi şahsen alamadım.
Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya önceki gün genel de zihniyet yapısını beğenmediği Sözcü Gazetesi'ni yerden yere vururken, bu kez Adana Valisi Sayın Coş’la ilgili haberine balıklama atlayarak, olayın doğruluğunu test etmeden veya zahmet edip Vali beyi aramadan, Sözcü gazetesini destekler yöndeki yazısı Akit Gazetesi'ne hiç yakışmadı.
Hasan Karakaya'ya bir İslam otoritesi olmadığım için İslami hassasiyet konusunda ders verecek halim yok.
Ancak buna rağmen, yine de bir iki kelam etmeden geçemeyeceğim;
Peygamberler iki tarafı dinlemeden karar vermezdi.
Hasan Karakaya yıllardır keyifle takip ettiğimiz yazarlardan biridir ve kendisini iyi bir gazeteci olarak biliriz.
Ama son yazısın da bazı art niyetli mihrakların oyununa çanak tuttuğunu hayretle görüyorum.
Hasan Karakaya'dan hiç ummadığım bir şekilde, Sözcü Gazetesinin haberine yolaklık ederek haberleştirmesi, asılsız, mesnetsiz ve gerçek dışı, hiç aslı astarı olmayan isimsiz ve imzasız haberi alarak kamuoyuyla paylaşması nedeniyle, Sözcü gazetesi ve onun gibi düşünen maksatlı mihrakların oyununa gelmesi karşısında ister istemez sormak istiyorum;
Sizin Sözcü Gazetesi'yle farkınız nedir?
Kaldı ki;
“Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse, onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz.” Düsturu gereği;
Bu beyefendi de, evrensel basın ahlak ilkeleri çerçevesinde, haberi kamuoyuna duyurmadan önce bu haberin doğruluğunu teyit etmesi gerekmez miydi?
Böyle bir haberin lastik gibi sündürülerek kamuoyunda soru işaretlerine, kafa karışıklığına ve manipülasyona yol açabilecek muğlaklıkta olduğunu neden akıl edemedi?
Düşünün bir kere;
Adını vermeyen bir densiz çıkıyor, sözde Vali Bey’den korkuyormuş da, bu sebeple adını yazmamış da, onun için isim veremiyormuşta, falanmış ta filanmış ta,
Yahu kargalar bile güler böylesine dümbelekliğe.
Tam anlamıyla şeytanca bir hile maskaralığı.
Hiç işi gücü yok, bir dilekçe yazmış, bazı mesnetsiz iftira, yalan dolu bilgiler toplamış, kimdir, nedir, iftiraların talimatını kim vermiş, kimden emir almış bilinmiyor ve kalkıyor iftira dolu yazısını 700 tane çoğaltıp zarflara yerleştiriyor. Sonra da 770 TL ödeyerek bu zarfları 550 milletvekiline ve 80 ilin valisi ile birkaç siyasiye gönderiyor
Bu senaryoyla;
Çıkar çevrelerinin fitne dumanıyla ortalığı karıştırıp kirli nemalanmalarına devam etmek istediğini ve bu nedenle temeli olmayan karalama kampanyaları yürüttüğünü çok iyi biliyoruz.
Buda gösteriyor ki Sayın Valimiz Hüseyin Avni Coş, belli ki bazı çıkar odaklarının damarına basmış!
Rahatsız olmuş bazı çıkar odakları, başlamışlar bir karalama hokkabazlığını hayata geçirmeye.
İşte bunu kimse yutmaz.
Bizler İslami hassasiyeti son derece yüksek, bu vatanı ve milleti sevdiğinden, çalışkanlığından, dürüstlüğünden hiç şüphe etmediğimiz, Adana için bir şans olarak gördüğümüz ve başkalarına da örnek gösterilecek ender yetişmiş devlet adamı olan Adana Valisi Sayın Hüseyin Avni Coş’a güvenimiz ve desteğimiz tamdır.
Sonuç olarak ciğeri beş para etmez rant soytarıları için yine Rahmetli Abdurrahim Karakoç hocamın şu dörtlüğüyle cevap vermek istiyorum,
İşte o meşhur dörtlük;
- Bir uğursuz bina ki, mert giren namert çıkar,
Üç gün misafir kalsa derman bile dert çıkar,
Namertler alıştı mı bir kez namertliğe,
Artık başlarlar erdemli olanlara çamur atmaya-