İlahi Ersin bey,
Yine aynı nakaratları tekrarlayıp durmuşsunuz,
Vatandaş okumaktan usandı, ancak siz aynı konuyu işlemekten usanmadınız.
Ama meslektaşlarınızın da aynı şeyleri gündeme getirince onları eleştiriyorsunuz.
İşte bu samimi duyguların ifadesi değildir.
Takıldınız Aytaç Durak ismine yıllardır varsa yoksa aynı konu,
Yoksa bu, “Cambaza bak” deyiminin beri gereği olarak mı yapılıyor.
Oysa siz, galiba bayatlamış olan aynı nakaratları tekrarladığınızın galiba farkında değilsiniz.
Ersin bey 31-01-2013 Perşembe günkü 'Marko Paşa' başlıklı yazısına bakın nasıl başlıyor;
"Kokuşmuş pilav ısıtılıp ısıtıp iki ayda bir sofraya konuyor" diyor.
Yahu kardeşim, vallahi de billahi de çok haklısın ve doğru söylüyorsun, ama şöyle bir düşün, acaba bu kentte kim kokuşmuş ve hatta artık yüzüne bile bakılmayacak pilavı ısıtıp ısıtıp sofraya koyuyor?
En iyisi gel bunun kararını bizleri temaşa eden okurlarımıza bırakalım, yoksa mahcup olursun.
Oysa;
Aytaç Durak'la ilgili aynı konuyu defalarca işlemeyi adeta bir görev biliyorsun ve bu yazında da aynı konuyu işlemişsin.
Bir kaç ay önce tamamen afaki olduğuna adım gibi inandığım ve Nasrettin Hoca misali, "Aytaç Durak dönüyor" diyen siz değil miydiniz?
Ve sonra da kalkmış, meslektaşlarınızı suçluyorsunuz
Bu yazınızda bana cevap vermişsiniz, ama bir tek yazımda ne Sayın Aytaç Durak'ın döneceğine ilişkin bir görüşüm, ne Aytaç Durak göreve iade edilmeli, ne sürgün günleri bitmeli, ne hükümet artık bu kini bırakmalı, ne bu ay geri dönmeli ve ne de Sayın Valiyle görüştü, artık tamamdır demedim.
Çünkü bu sorunun çözümünün ne Adana'da ki adliye sarayında ve ne de Sayın Valide olmadığını, Ankara'da olduğunu bilecek kadar siyasi bir birikimim olduğunu söyleyebilirim.
Gelelim Aytaç Durak Fobisine
Böyle bir fobi olmasaydı, sık sık ve hem de aynı konuyla ilgili köşenizi Aytaç Durak'la süsler miydiniz?
Demek ki böyle bir fobiniz var.
Haaaa…
Aytaç Durak dönmeli mi?
Elbette dönmeli.
Vatan haini mi?
Devlet ve millet düşmanı mı?
Rüşvet mi yedi?
Görevini kötüye mi kullandı?
Sizin eleştirdiğiniz ve mal varlıklarının araştırılmasını istediğiniz devletin dürüst 81 müfettişi bu yönde tek bir görüş beyan etmedi.
O zaman sorun ne?
Anayasa komisyonu başkanı Sayın Burhan Kuzu'nun ifadesiyle, tamamen maydanozdan suçlar olan sebeplerle, bir büyükşehir belediye başkanı 3 yıl soruşturmanın selameti açısından görevinden alıkonulur mu?
Böyle bir durum, sizin gibi insanların vicdanlarına göre alıkonulur.
Ama evrensel hukuk açısından, insani vicdan açısından ve halkın milli iradesinin tezahürü açısından, kusura bakma ama kabul edilebilir bir şey değildir.
Bizim ne siyaset geleneğimizde, ne örfimizde ve ne de geleneğimizde böyle bir uygulama yoktur.
Hangi belediyeye bakarsanız bakın, bu isnat edilen suçlar hepsinde fazlasıyla mevcuttur.
Diğer taraftan,
Adana'da bu kentin Valisine karşı akıl almaz bizans oyunları oynanırken, ne hikmetse bu konuda kılınızı bile kıpırdatmıyor, vur abalıya misali sizin için tek hedef Aytaç Durak oluyor.
Oysa bu kentin istikrarı ve huzuru için çalışan Sayın Valiyle ilgili, uydurma senaryolar sahneye konurken, temsilcisi olduğunuz gazetede meydana gelen densizlikle ilgili görüş beyanına yanaşmadınız.
Neden?
Yoksa bu kentin huzuru sizi ilgilendirmiyor mu?
Diğer taraftan, nakaratını yeniden tellendirerek, Çatalan tesisiyle ilgili konuya değinen Ersin bey;
"Devletin 1.5 milyon dolarının peşine düştüm" diyor.
Neden?
Neden düştün?
Bu parayı Aytaç Durak yedi mi?
Yoksa birileri ne peşkeş mi çekti?
Yaptığı şey;
Zamantı'dan doğan sular gözümüzün içine baka baka denize akıp giderken, "Artık yeter boşa akma" demesi midir?
Zamantı'nın kaynağından beslenen Çatalan’da ki su, şişelenip suya muhtaç olan zengin Arap ülkelerine satılıp döviz girdisi sağlansaydı kötü mü olurdu?
Dolayısıyla Sayın Durak'a eline sağlık, engelleyenlere ise yazıklar olsun diyorum.
O proje tamamen Aytaç Durak için engellenmiş olan bir projedir ve bunu cümle alem biliyor.
Kaldı ki şöyle etrafınıza baktığınız zaman, nice 5-10 milyon dolarların heba edildiğini görürsünüz.
Ama görmek isterseniz tabi.
Ya AK Parti hayranlığınıza ne demeli?
Öyle yazılar yazıyorsunuz ki, inanın o yazıları okuyanlar "Ersin bey herhalde milletvekili olmak istiyor" dediklerinden bilmem haberiniz var mı?
Ama, AK Partiyle ilgili yazılarınızı okuyorum ve inanın ki gülüyorum.
Neden mi?
Çünkü inandırıcı değil gardaş.
Bu konuda fazla bir şey söylemeye gerek duymuyorum.
Sonuç olarak;
Elbette gazeteci doğrudan yana,
Ama halk için ve Hakk'tan yana olursa.