Hafta sonu Adana Toros Federasyonu Genel Başkanı Cenap Erol'un misafiri olduk.
Adana Toros Federasyonunun kuruluş amacı nedir ve hedeflerinde nasıl bir yol haritası var? kısaca da olsa Sayın Genel Başkan konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Belli ki federasyon başkanı Cenap Erol’da, falan mahallenin kültür ve spor derneği başlığı altında, kültür ve sporun dışında her türlü rezaletin icra edildiği derneklerin kepazeliğine dayanamamış, adam gibi; kültüre, spora ve sosyal duyarlılığın bütünleşmesine katkı koyacak derneklere çatı görevi olacak bir federasyonu arkadaşlarıyla birlikte kurmuş.
Kültürel değerleriyle, tarımsal ve sınai değerleriyle, ama en önemlisi insanının cömertliğiyle böylesine bir fikri ve oluşumun Adana’dan çıkması önemli ve öküzün altında buzağı aramadan özlenen tablo için herkes üzerine düşeni yapmalıdır.
Artık günümüz insanı horoz dövüştüren, kumar oynatan ve son zamanların modası haline gelen benlik duygusunu öne çıkartan zihniyetten kurtulmak istiyor.
Tufanbeyli'den Çukurova'ya doğru uzanan bölgede, geçmişte 6 kavmin yaşadığına dikkat çeken Cenap Erol, bu gün bölgede yaşamakta olan nesillerin, o kavimlerin devamı olduğuna dikkat çeker, bölgenin ayırım yapmadan asli unsuru olan halkın geçmişten gelen önemli bir misyonunun olduğunun özellikle altını çizerek, gelen bir soru üzerine Sayın Erol, yeni hayata geçirdikleri Adana Toros Federasyonunu bir sıçrama tahtası olarak değil, geçmişten günümüze gelen ve geleceğe taşınması gereken değerlerin, kaybolmaması için özveride bulunarak çalıştıklarını ve çalışacaklarını kamuoyuna, basın mensupları aracılığıyla ilan etti.
Amaçlarının;
Manevi hassasiyet ve milli değerlerimizi koruyarak, milletimizin birlik ruhunun sigortası olan değerler silsilesini genç nesillere aktarmak olduğunu söyledi.
Adana Toros Federasyonunun, her gelen derneği çatısı altına almayacağını, alınacak derneklerin misyonunun, Adana Toros Federasyonunun ortaya koymuş olduğu değerlerle örtüşmesi gerektiğini açıklaması, yeni hayata geçen federasyonun temellerinin ne denli sağlam atıldığını ortaya koymaktadır.
Böyle de olmalı.
Günümüzde üç kişinin bir araya gelerek dernek kurduklarını ve kurulan derneklerin toplum için değil, tamamen kendi nefislerine hizmet etmesi için kurulduklarını çok iyi biliyoruz.
Toplumsal duyarlılık ve toplumsal uyanış için önemli bir misyona sahip olması gereken derneklerin, evrensel anlamda ne denli önem arz ettiğini sanırım söylememe gerek yok.
Dün Mavi Marmara hadisesini baştan sona dizayn eden sonunda bir sivil toplum kuruluşuydu ve İsrail’in sergilediği zulüm karşısında, dünyaya sesini güçlü bir şekilde duyurma görevini icra ettiği hepimizin malumudur.
Bu perspektiften bakıp tahlil yaptığımız zaman, Adana Toros Federasyonu Genel Başkanı Sayın Cenap Erol'un, daha güçlü, daha ilkeli ve daha etkin bir STK'lar zincirinin, kamuoyu nezdinde varlığını hissetirmesi için atmış olduğu adımı önemsiyorum ve önemsememizin de toplumsal bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum.
Sonuç olarak;
Federasyon çatısı altında ilkeleri ve duruşuyla güçlü bir sivil toplum çatısının varlığı, aynı zamanda toplumun daha güçlü ve etkin olmasının olmazsa olmazıdır diyorum.