Mazlum başka, eşkıya başka.
Her ikisine de “mazlumdur” deme şansı var mı?
Ama Nuray hanım, eşkıyaya da mazlum deme densizliğini ortaya koydu
Uzun zamandır izlerim,
Lafı evelemeden, gevelemeden, dobra dobra bir şekilde hedefine oturtan ve bu yapısıyla sempati duyulan bir yazar olarak haklı olarak adından hep söz ettirdi.
Sıkıntılı dönemlerde mazlumların hakkının iade edilmesinin, insan hakları beyannamesinin temel koşulu olduğunu korkmadan ifade etmesi, kamuoyunda her zaman hayranlıkla karşılık buldu.
Ancak geçtiğimiz gün Urfa'da BDP'nin düzenlemiş olduğu siyaset akademisinde yaptığı konuşması ise herkesi şaşırtarak, "PKK bir terör örgütü değil. Bunu böyle düşündüğümüz sürece bu iş çözülmeyecek" demesi şaşkınlıkla karşılandı.
Nuray hanım;
Geçmişte ellerinde silah olmayan, birilerine göre tek suç örgütü başlarındaki örtü olan yüz binlerce kız öğrencinin üniversite kapısından içeri sokulmamasıyla,
Elinde Silah olan, ama tek bildiği iş öldürmek olan dağda ki eşkıyayı galiba birbirine karıştırdı.
33 Yıldan beri masum insanların kanını akıtmaktan zevk alan eşkıyanın bir terör örgütü olmadığını söyleyen Nuray Mert "Acaba kafayı mı yedi" demekten kendimi alamıyorum.
Bu durumda Nuray hanıma sormak lazım; terör örgütünün aktörleri kimler?
Bunu Nuray Mert'e sormak lazım.
Yoksa masum insanları öldüren PKK’yı engellemek isteyen Mehmetçik mi?
Bu ne edepsizce bir ifade?
Ekonomik boyutu bir yana, on binlerce vatandaşımız PKK’nın bu pis hayali uğruna hayatını kaybetti.
İktidarın başlatmış olduğu bu iyi niyetli süreç, istismar edilerek eli kanlı terör örgütünü masum göstermeye hiç kimsenin hakkı yok.
Aslında Nuray hanım dilinin altında baklayı saklıyor;
Nuray Mert galiba;
"Dağdaki terör örgütünün tüm mensupları masumdur ve sorgusuz sualsiz gelsin siyaset yapsın" demek istiyor.
Şimdilik kaydıyla seslendiremediği fikri ve zikri bu.
Unutulmamalıdır ki dünyanın hiç bir yerinde eli kanlı teröristler, affedilip çiçeklerle karşılanmamıştır.
Aksi takdirde, 75 Milyon Türk milletinin temeline dinamit konmuş olmaz mı?