Yıl 1980,
O henüz iki yaşlarında,
Çocuk baba şefkatine,
Baba yavrusunun kokusuna muhtaç.
Bir gün çıkıyor bir alçak;
Çocuğu baba şefkatinden, babayı ise ebediyen yavrusunun kokusundan ayırıyor,
Tam bir cahiliye zihniyeti.
O Şehit Sedat Yenigün,
O çocuk ise 1980'lerde henüz iki yaşında olan oğlu İbrahim Yenigün.
Peki neden çok görüldü baba oğulun sevgi muhabbetleri?
işte bu neden çok önemli.
Çukurova'da sevgili arkadaşım Ali Yıldız ve henüz o günlerde genç bir delikanlı olan merhumun kayınbiraderi Gültekin Genç ile birlikte, 1970'lerin sonunda Çukurova'da edebiyat adına çok büyük ve bereketli çalışmalar yapmıştık.
Tam bir insan sevgisiyle dolu olan Şehit Sedat Yenigün'ün temel özelliği ;
Araştırmak, okumak, tahkik etmek, sevgi ölçekli, merhamet ölçekli, kardeşlik ekseninde öfkeden, çatışma ve nefretten uzak kalmaktı.
1970'li yılların sonlarına geldiğimizde İslam'ın temel meselelerini ihtiva eden Mısırlı Şehit Prof. Dr. Seyit Kutup'un Fizilail Kur'an, diğer bir ifadeyle Kur'an-ın gölgesinde hayat isimli eserini ve Mevdudi’nin eserlerini Türk gençliğiyle tanıtmada büyük bir pay sahibi olan Sedat Yenigün’ün bu çalışmaları birilerini rahatsız ediyordu.
Edebiyatın prensi olarak tanımladığımız Sedat Yenigün'ün, İstanbul'da Milli Türk Talebe Birliği çatısı altında yaptığı mücadeleyle, cahil cüheladan değil, gençliğin Kur'an-ı çağın bilim adamlarından öğrenmesi yolundaki başarılı çalışmalarını şer güçler istemiyordu.
O günlerde derin devlet olarak tanımlanan karanlık güçlerin tahammül edemediği Sedat Yenigün, ne yazık ki o karanlık mahfildeki bedbahların, karanlık zihniyetlerinin kurbanı olarak, 5 Temmuz 1980'de Şehadet şerbetini içerek ebedi aleme göç etti
Geçtiğimiz hafta sonu Asımın Nesli Kültür ve Sanat Derneği'nce, Şubat ayının şehit ayı olması nedeniyle düzenlediği etkinlikte, Şehadet Bilimci Hamza Türkmen ve İbrahim Yenigün babası Sedat Yenigün'ün temel özelliklerini çarpıcı yönleriyle anlattı.
Bu gün bile siyasi arenada malzeme konusu olan ırkçılığa yönelik milliyetçilik tehdidini, 1970'lerde gören Sedat Yenigün, ne yazık ki görmüş olduğu bu tehlike karşısında verdiği mücadelenin kurbanı oldu.
Oysa o tam tersine Sedat Yenigün ölçü olarak; Hakka şahit yaşamak, Hakka Şehit olmak ve Hakkı yaşayarak, Hakkın rızasını kazanma ölçüsüydü ve o uğurda da hayata gözlerini yumdu.