Miladi 571, Nisan ayının yirmisi, Küre-i arzın;
Şereflendiği,
Karanlıktan kurtulduğu,
Cahiliye döneminin yerle bir olduğu,
Ve dünyanın manevi şeklini beraberinde getirdiği nurla değiştirecek eşsiz insan, Allah'ın Son Peygamberi geldi bu tarihte dünyaya.
İşte bu sebepledir ki, 14-20 Nisan tarihleri arası 'Kutlu Doğum Haftası' olarak ilan edilmiş ve bu bir haftalık süre içerisinde, vatandaşların Sünnetullah iklimini doyasıya yaşanmasına imkan tanınmıştır.
Adana'da Fuar alanında düzenlenen etkinlikte, gerek hat sanatının eşsiz güzelliklerini, gerek Asr-ı Saadet dönemini canlandıran gösteriler ve gerekse yayınevlerinin bu günün önemine binaen stantlarında okuyucuların hizmetine sundukları eşsiz kitaplarla, Adanalı Peygamber iklimini doyasıya yaşama ortamı buldu.
Yüz binlerin peygamber aşkı vesilesiyle akın akın geldiği Fuar alanı, sayı itibariyle muhteşemdi,
Ancak ne hikmetse bu muhteşem kalabalığın, kitap almaya olan ilgisi ise son derece sönük geçti.
Hemen her gün ziyaret etme fırsatını yakaladığım fuar alanında görüştüğüm yayınevlerinin temsilcileri, aynı şeyden şikayet ederek, yaptıkları ciddi indirimlere rağmen beklenen ilgiyi göremediklerini ifade ettiler.
Ancak burada bir şeyin altını kalın çizgilerle işaretlemek istiyorum.
Madem ki bu etkinlik, dünyayı şereflendiren Son Peygamberimiz için düzenleniyor, o zaman Fuar alanında yayınevlerinden neden kurdukları stantlar için ücret talep ediliyor?
Bakın, Malatya Belediyesi bu haftaya özel davet ettiği yayınevlerinden stant ücreti almadığı gibi, yaptıkları masrafında bir kısmını karşılayarak muazzam bir teşvik uygulaması yapmaktadır.
Diğer taraftan;
Adana'da Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere, dört ilçe belediyesinin stantlarını gördüm.
Büyükşehir belediyesi hariç, diğer tüm belediyelerin ne yazık ki bu günün önemini değil, kendi reklamların
ı ön plana çıkarmak için büyük bir gayretin içerisinde oldukları gözden kaçmadı.
Büyükşehir'in ise, dosyalar içerisinde Peygamberimizin özellikleriyle ilgili hazırladıkları broşür tek kelimeyle görülmeye değerdi.
Böylesine önemli bir günde reklam değil hizmet olmalıdır.
Ne olurdu belediyeler sosyal belediyecilik çerçevesinde Adanalı yayınevlerine katkı sağlasalardı?
Kıyamet mi kopardı?
Yayınevlerinin büyük bir çoğunluğu yaptıkları masrafı dahi çıkartamadı.
Peki ne yapılabilirdi?
Öncelikle kurmuş oldukları stantlardan ücret talep edilmezdi ve yayınevlerinin sunacağı hizmet önceden duyurulurdu.
Bu yapılmadı ve işte büyük eksiklikte burada yatmaktadır.
Bu bağlamda Çukurova belediyesinin kitap dağıtması güzel bir hadiseydi, ancak dağıtılan kitaplar bu günün anlamına uygun kitaplar olsaydı daha da hoş olurdu, ama buna rağmen diğer belediyelere göre en azından kitap okunması için güzel bir hizmet yapmasını takdirle karşılıyorum.
Sonuç olarak;
İl Müftülüğümüzün muazzam girişimleri sonucu yapılan bu yılki Kutlu Doğum Haftası, yapmış olduğum eleştirilere rağmen, yüz binlerin Peygamber ikliminden faydalanması için özlenen bir etkinlikti.
Umarız önümüzdeki yıllarda, hem yayınevlerini rahatlatmak ve hem de belediyelerin bu günün önemini ön plana çıkartan daha ciddi çalışmalar yaparlar diyorum.