Barış süreci için atılan adımları bu millet önemsiyor ama tek şartla,
İstismar etmeden.
Ne yazık ki bu süreç hem istismar ediliyor ve hem de milletin gerilmesi için akıl almaz adımlar atılıyor.
Peki süreci kim geriyor?
CHP Genel Başkanı mı?
MHP Genel Başkanı mı?
Yoksa uğruna akıl almaz tavizler verilen BDP'liler mi?
Kimse kusura bakmasın ama muhalefet görevini yapıyor ve yapacakta.
Hep söylüyorum ve söylemeye devam edeceğim,
Bu ülkenin hiçbir vatandaşı gerilim siyasetinin devam etmesiyle oluşan Şehit haberlerini duymak istemez.
Özellikle MHP'yle ilgili, 'Kandan besleniyor' gibi afaki sözlerin komedi olabilecek türden söylemler olduğuna inandığımız bir ortamda, İktidarın tamamen huzur ve güvenin tesisi yönünde 7 bölge için 7 heyet oluşturarak harıl harıl çalışmalar yaptığı bu günde,
BDP cephesinin son günlerde ki söylemleri, çözüm sürecini açıkça baltalamaya yönelik söylemlerdir.
BDP'li Aysel Tuğluk, Selahattin Demirtaş ve Pervin Buldan'ın önceki gün 70 milyonun gözünün içine baka baka ortaya koydukları şu görüşlerine balkın,
Aysel Tuğluk diyor ki;
"Kimse PKK'ya terörist diyemez, ne geçmişte ve ne de gelecekte"
Haydi ayıkla pirincin taşını ayıklayabilirsen.
Peki bu cellatlara vatandaş terörist demeyip te ne diyecek?
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ne diyor?
"PKK çekilirken askeri bir operasyon düzenlenirse, operasyon bölgesine 100 binleri yığarız"
Selahattin efendi de resmen şantaj yapıyor.
Ya Pervin Buldan?
Pervin Buldan da diyor ki;
"Sayın Öcalan özgürlüğüne kavuşunca ilk ziyaret edeceği il Kars olacaktır"
Aysel Tuğluk'un sözlerini tahlil edelim,
Aysel hanım iyi söylüyor, güzel söylüyor da, kundakta ki bebekten, 70'ine varan dedeye kadar suçsuz günahsız insanları kahpece katleden canilere terörist demeyip te ne diyeceğiz?
Beyefendi mi?
Kahraman mı?
Yoksa gerilla mı?
Kahramanlar ve gerillalar kendi devletinin ve milletinin bekası için, birlik ve bütünlüğü için, gözünü budaktan esirgemeyen şahsiyetlerdir.
Tarihte böyle olmuştur, bundan böyle de böyle olacaktır.
Peki bu güruh ne yaptı 30 yıldır?
Allah’a isyan ederek, çoluk çocuğun, masum sivillerin ve özellikle Kürt kardeşlerimizin kanını kalleşçe dökmedi mi?
Selahattin Demirtaş ise adeta iktidarı tehdit edercesine, meydan okumayı ihmal etmiyor.
Zurnanın zırt dediği nokta ise Pervin Buldan'ın sözleri.
Pervin Buldan açıkça katliamın baş aktörü Öcalan'ın resmen özgürlüğüne kavuşacağını açıklıyor.
Peki neye dayanarak kamuoyuna bu yönde açıklamalarda bulunuyor bu hanımefendi?
İşte CHP ve MHP sıkıntısı da doğal olarak burada.
Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünü açıkça dillendiren ve çözüm sürecinin sonucunda özerklik statüsünün hayata geçireceğini rahatlıkla dillendiren BDP'lilerin bu itirafları karşısında, millet adına bırakalım muhalefet te görevini yapsın.
Komşu ülke İran'lı otoriterlerin soysuzlukları karşısında daha da şımardıkları açıkça gün yüzüne çıkan BDP'lilerin bu gidişleri, tek kelimeyle gerilimi alevlendirmek için atılan adımlardır.
Sonuç olarak;
İktidarın verdiği tavizlerin üzerine taviz isteyen BDP'liler, artık ciddi bir şekilde uyarılmalı ve bu milletin bekasının, birlik ve bütünlüğünün, BDP'nin istekleriyle ölçülemeyecek kadar önem arz ettiği açıkça ifade edilmelidir.
Unutulmamalıdır ki aslolan milletin kendisidir ve dolayısıyla milletin isteğidir.