Eskinin Milletvekili,
Dünün Saadet ve HAS Parti'nin il başkanı.
Yıllarca oturduğu koltukları istikrarlı ve başarılı bir şekilde yürüten Sıtkı Cengil'le ilgili, bugünlerde fitne odakları ne hikmetse veya neye hizmet etmek istiyorlarsa, Yüreğir ilçesinde önümüzdeki seçimlerde aday olabilmek için deyim yerindeyse, arı gibi çalıştığını sık sık ifade edip duruyorlar.
Oysa, Sıtkı Cengil'in Yüreğir’le ilgili aklından değil, hayalinden dahi böyle bir şey geçmedi.
Böylesine bir düşüncesi olsaydı ilk duyan kişilerden biri ben olurdum.
Her şeyden önce bu ilçede değer verdiği, sevdiği ve başarılı çalışmalar yaptığını her ortamda ifade ettiği bir arkadaşı var.
Sayın Cengil siyasi adabı, insana değer vermeyi, attığı adımlarda toplumsal tepkilerin ne olacağının hassasiyetini çok iyi bilen biri olarak, öyle yapacağı işi gizli kapaklı bir şekilde yaparak, saman altından su yürütme sinsiliğini sevmeyen, aksine yapacağı işi kamuoyu önünde şeffaf bir şekilde yapmanın erdemlilik olduğunu her zaman ifade eden bir arkadaşımızdır.
Ama fitne kazanını kaynatanlar, Sıtkı beyin bu hassasiyetini, insana değer vermesindeki edebini ve inceliğini bilmedikleri için, sıradan bir siyasetçi konumuna koyup, masa başında ürettikleri iftiralarla akıllarınca ortalığı karıştırma gayreti içerisine girmeye çalışıyorlar.
Ama bu çabalar afakidir, ve gerçeklerden çok ama çok uzaktır.
Bir kaç gün önce, tamamen üfürme olan dedikodu haberler olduğuna adım gibi emin olduğum konuyu sordum Sayın Cengil'e,
Bakın Sıtkı Cengil konuyla ilgili neler söyledi:
"Osman bey, iftira edenlere karşı verilecek en güzel cevap, cevap vermemektir. Neden böylesine aslı olmayan haberleri tamamen benim bilgim dışında gündeme getirirler onu anlamak mümkün değildir. Kaldı ki ben atacağım her adımı gizlemeden, saklamadan, sinsi bir siyaseti tercih etmeden, şeffaf bir şekilde kamuoyu önünde açıkça yaparım" diyor
İşte benim tanıdığım ve bildiğim Sıtkı Cengil bu.
Peki, tamamen hayal ürünü olan, ama ahlaki de olmayan bu haberler niye yapıldı ve bu haberden murat edilen neydi?
Bu iftiraların tek amacı var,
Bu dedikoduların neden üretildiğini çok iyi biliyoruz.
Amaç;
Sıtkı beyin ismini şimdiden gündeme getirerek, yıpratmaya çalışmak.
Ama unutulmamalıdır ki, güneş gerçeğinin balçıkla sıvanamayacağı gibi, dürüst, samimi ve ilkeli siyaset adamları da bu tür çamurlarla yıpratılamaz.
Sonuç olarak;
Adana'da bir hastalık halini alan asparagas haberler, kişilerin en küçük bir gayreti olmadığı halde, yapılan yakıştırmalar, ne buna alet olanlara ve ne de perdenin arkasındaki şahsiyetlere zerre-i miskal kadar itibar kazandırmaz.
Tam tersine o karanlık mahfilleri ve maşalarını itibarsızlaştırır diyorum.