Cadı kazanı!

A.Kadir TUNÇER

13 Mayıs 2013 Pazartesi 10:19

Karşılamakta olduğumuz aydınlık anlara inat; karanlıkları iliklerimize kadar yaşamamız ne acı bir realitedir! Merhamet ikliminin gelişi bile çok görülüyor! 

Etrafımızı saran kusmukların ağır mı ağır çirkefliği, ruh ve beyin bulandıran iğrenç senaryoların çekilmezliği; sabır ve dikkatin, doğru tespit ve kararlılığın ne denli önemli olduğunu vurgulaması açısından hayatımızın her santimetrekaresine yaymamız gereken “rikkat ve dikkat” daha bir önem kazanıyor.

Bizden büyüklerin her zaman anlam ve değer kazanan esaslı tavsiye ve tespitlerinden birini hatırladım. “Bu dünyada rahat yok!” diye.. Bu nadide topraklarda yaşamaya da rahat vermiyorlar.

Bir parantez açmadan edemiyorum:

İçimizin, dışımızın, altımızın ve üstümüzün alev alev yandığı bir hengâmede, gününü gün edenlerin günü, oldukça aldatıcı ve elemlere gebedir.

Öyle bir coğrafya ki; cadı kazanı.. Odunu da biz, içinde kaynayanı da!

Mef’ûl’e bakılarak Fâil’e ulaşılmalı! (Mef’ûl: Yapılan, Fâil: Eden)

Biraz olsun ateşi söndürme gayretleri ve/ya da kısa bir mola bile çok görülmekte.. Çıkar senaryolarına ters düşme durumlarına gösterilen tahammülsüzlük, emperyal emellerin halkı Müslüman olan coğrafyalarda her zaman için hazır bekletilen senaryoların sahnelenmesine yeterli sebep olmaktadır. 

Bugün dünyanın fokur fokur kaynayan kazanları, Müslümanların yaşadıkları coğrafyalardır!

En önemli birleştirici ve kaynaştırıcı gerçeklerimiz olan “Vahdet” ve “Kardeşlik” duygularımız, alabildiğine bizlerden alınarak, kadükleştirilerek, betonlaştırılmış bloklar içine sokularak dondurulmuş ve bizden uzaklaştırılmaya çalışılmıştır. Hal böyle olunca manzara da feci oluyor! 

Zemheri soğuklarda buz kesmiş duygu ve düşünceler altında üşüyen biz, fitne ve ıstırap kazanlarında fokurdayarak kaynayan yine biz.. Kaynayan kazanların altında odun olup yanan da.. Yakıcı yangında yanan, kavrulan, haşlanan biz olurken, uzakta keyif çatıp serinleyenler, dondurucu iklimlerde sıcak meltemleri yaşayanlar ise malumunuz!.

16 Mayıs’ta Sayın Başbakan ABD yolcusu. Ajandası yine önemli başlıklar içeriyor. Terör ve Çözüm başlıkları.. Ardından Gazze seyahati beklenti ve olası yansımaları.. İsrail, Ortadoğu ve Filistin, AB, BM, Suriye, Rusya, İran, Şanghay girişimi hatta Kuzey Kore vs.. Sayın Başbakan’a ilişkin bir ara bazı değinilerde bulunmuştum. Her yurtdışı çıkışı öncesi ve/ya denk gelen günlerde, bildik acımasız senaryolar ardı ardına uygulanıyor diye.. Yine öyle oluyor! Konjonktür değişik olsa da, zamanlama ve mesajlar değişmiyor!

Ağır bedeller ödüyoruz! 

Artık hep kaybeden taraftan olmak istemiyoruz!

Zehrimiz; Dağılıp parçalanma, Kardeşlikten uzaklaşma

Panzehirimiz: Vahdet (Birlik) ve Kardeşliğimizdir! 

Değerlerin değerini bilmeyenler; değersizleşmeye mahkûmdurlar!

 

Sevgi ile Kalın

akt

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.