Reyhanlı alçaklığını;
Esad'mı, muhalifler mi yaptırdı tartışmaları yapılmaya devam edilirken, hiç kimse akıllarına bu iki şüphenin dışında bir şeyler arama zahmetinde bulunmuyor.
Oysa, oğul Bush'un Dışişleri Bakanı Condolezza Rice Ortadoğu'yu yeniden şekillendireceklerini ve dolayısıyla sınırların yeniden belirleneceğini itiraf edip, boş bulunup şekillendirdikleri haritayı kamuoyuyla paylaşmadı mı?
Bu olay ne de çabuk unutuldu?
İşte Ortadoğu'da yutturmaca Bahar hikayesinin fitilinin ateşlenmesini sağlayan operasyon, bu dönemde başladı.
Ne hazindir ki Ortadoğu'yu şekillendirmek için pazarlık masasına oturan güçler, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile, tereyağından kıl çeker gibi (BOP) otoriterleri ambalajlanarak dayatıp harekete geçirdikleri Arap baharı hikayesiyle, ilk adımlarını atıp istedikleri başarıyı elde ettiler.
Emperyalist güçler, planlarını güncelleyerek sınırlarını yeniden çizilmesi için artık seçtikleri yolu gizlemeye de gerek görmediler.
ABD'nin Irak'ı işgali ile gerçekleştirdiği mezhep çatışması, hem ABD'nin ve hem de İsrail'in hayal ettiği tek şeydi.
Böylece ülke insanı sürekli bir birini yiyecek kendileri de istedikleri gibi cirit atacaktı ve bu gayelerine ulaştılar.
Irak işgalinin getirdiği sonuç bu gün İsrail için en büyük güvence olurken, Amerika Birleşik Devletleri ise petrolün üzerine oturmayı başarmış oldu.
Ve ne hazindir ki, bu ülkenin insanları hala mezhep çatışması peşinde koşarken, ABD bu ülkenin nimetlerini ülkesine akıtmanın keyfini yaşıyor.
Bu gün bu bölgedeki enerji yollarını kontrol altına alan ABD bununla da yetinmeyip, geleceğinin hesabının dört dörtlük bir konumda olması için, emperyalist güçlerin babası olan ABD İslam coğrafyasında mezhep çatışmasının daha da yaygınlaşması için, fitne üzerine fitne çıkarmaya devam ediyor.
Peki, emperyalist güçlerin bu şeytani fitnesini önleyecek olan kim?
Bu alçaklığı ve bu namusuzluğu önleyecek, yeni oyunların tekerine taş koyacak tek ülke ve tek güç Türkiye olduğu için, şimdi hedeflerinde olan Türkiye ile uğraşıyorlar.
PKK meselesinden sonra, Türkiye'nin huzur ve güven ortamı içerisinde ekonomik ve sosyal yapı itibariyle yükselen bir değer olması bu emperyalist güçlerin işine gelmez.
Böylesine bir Türkiye, bu güçlerin, diğer bir ifadeyle (BOP)'un önünde ki en büyük engeldir.
O zaman Türkiye’ye bir belanın musallat olması lazım.
BOP'un önündeki engeli kaldırmak için, şimdi Türkiye'nin ALEVİ-SÜNNİ çatışmasının içine sokulması amacıyla, güneyde var olduğu artık her otoriter tarafından söylenen cirit atan ajanlar, plan üstüne planlar yapıyor.
Dün Reyhanlı ilçemizde 51 masum vatandaşımızın hayatına mal olan alçak saldırının planlayıcısı, BOP hikayesinin arkasında ki zihniyetten başkası değildir.
Şer güçler var güçleriyle Alevi-Sünni çatışmasının zeminini hazırlamaya çalışıyorlar ki, bu oyunun bozulmasının tek reçetesi ise;
Siyasetiyle, kurum ve kuruluşlarıyla devletin milletiyle birlik ve bütünlük içerisindeki ruha daha sıkı sarılmasıyla olur.
Aksi takdirde bahar olmayan bahar Türkiye için de muktedir olur.
Irak olayını unutmamak gerek.
Irak'ı yerle bir eden, resmi kayıtlara göre 1,5 Milyon insanın hayatına mal olan ve üstüne üstlük milletin namusuyla oynayan ABD'ye şimdi nasıl güvenilecek?
Dolayısıyla;
Reyhanlı olayı sıradan bir olay değil.
Reyhanlı eylemini sıradan güçler gerçekleştiremez ve Türkiye’nin geleceği için oynanan bu oyunun yürümemesi için ve oynanan oyunun bozulması için, iktidarıyla ve muhalefetiyle birlikte sürtüşme ortamına son vererek geleceği süratle planlamak Türkiye’nin ana sigortası olacaktır.
ABD Ortadoğu'da güçlü bir ülke istemediği için bu coğrafyada sürekli kanın akması, sürekli kaosun olması ve bunun sonucunda istediği gibi at oynatması bu ülkenin en büyük hedefi olduğu gerçeğini hiçbir zaman için unutmamak gerekir.