Saygısız ve..!

A.Kadir TUNÇER

27 Mayıs 2013 Pazartesi 09:46

Birey ve/ya toplum; inandığı değerler manzumesi ile vardır! İnançsızların bile inançsızlığa iman ettikleri çelişkisini yaşamalarına rağmen..

 Çağımızın tuhaf insanlarının uğruna “ne pahasına olursa olsun” anlayışı ile mücadele ettikleri materyalist anlayış, “ben” bataklığını öylesine cazip hale getiriyor ki şaşırmamak lazım. Ne olduğu hiç önemli olmayan birilerinin ne söylediği ön plana çıktıkça bataklık; içinde tepinip duran kişiyi habire içine çekmeye başlıyor. Battıkça batıyor lanet!

 Önceleri pek tanınmayan kir; meşhur olmanın yegâne formülü olan, temize bulaşmakta buluyor çareyi! Ve sonunda kirli emellerin pratiğe yansıyan olağan sonucu olarak bir lanetli kir; bütün ülkenin tanıdığı, bildiği, iğrendiği ve lanetle anılacağı bir markaya dönüşüyor!

 Buraya kadar yazdıklarım, benim de ifade özgürlüğü kapsamında anlattığım ve kurguladığım bir hikayenin başlangıcı olarak tasavvur edilmeli.. Olmaz mı? Bundan sonrası, okuyucunun hayal gücüne ve nereye bağlamak istediğine kalmış!

 Ben bu arada bazı değinilerde bulunmak istiyorum.

 21 Mayısta önemli mahkemeler oturum düzenledi.. Bunların en belli başlılarından biri Mavi Marmara mağdurlarına ilişkindi. Ulusal ve uluslar arası etkisi olan bir oturum. Üzerinde pek çok analizin yapılabileceği, sığ havzalardan çok derinliği olan bir dava! Bunu şimdilik başka yazı konusu olarak erteleyelim. Dikkatlerden kaçan bir başka davaya dikkat çekmek istiyorum.

 Aynı tarihte başka bir oturum yapıldı ve karara bağlandı.

 Nişangâhı bozulmuş biri ile ilgili. Mitralyöz gibi etrafına ateş edip duruyor. Hedefine de insanlarımızın inanç ve kutsallarını oturtmuş. Salvo atışlarla sivrilip duruyor. Hani şu karısının yüzüne dışkı atan saygısız adam.. Toplumun kanaat önderlerine, manevi ortak değerlerine sataşmakla ününe ün katma derdi para etmeyince ve/ya yetmeyince, Hz. Peygambere çamur atmaya kalkan saygısız. Tipik bir oportünist yaklaşım!

 “Bundan yüzlerce yıl önce; Allah’la kontak kurduğunu iddia edip bundan siyasi, mali ve cinsel menfaat temin etmiş bir Arap lideri..” diye Peygamber efendimize ağza alınmaması gereken hakaret ve hezeyanları fütursuzca sarf eden biri.. 

1500 Yıl önce Mekkeli müşriklerin yaptığını ve söylediğini, nerenin müşriği olduğu hiç önemli olmayan birinin söylemesi çok şey hatırlatıyor bizlere! Sebep ve sonuç ilişkileri açısından! Esas zoruma giden kısmı, inandığını savunması değil.. Zira bu bir savunma da değil. En arıtılmışından hezeyan dolu bir zavallılık hali.. Bu denli pervasız olması! Hem de müslüman mahallesinde! Hristiyanlığa da alerjisi var zaten. Hz. İsa’ya verip veriştirmesi ayrı bir hezeyan.. 

Mahkemeye verilmişti. Sonuçlandı. 13 buçuk ay ceza yedi. En hafifinden; Toplumun Ortak Değerlerine yönelik hakaret davası bile olsa, kendisine verilen bu ceza, toplumun vicdanını rahatlatmaya asla yetmez! 

Umarım, Yeni Anayasa düzenleyicileri, Toplumun kahir ekseriyetinin vicdanını derinden yaralayan bu tür aymazlıkları dikkate alarak yeni yasa düzenlemelerini yaparlar!

 Yoksa pisliğin bulaşmaya çalıştığı temizlik asla kir tutmaz cinsten!

Bunu sadece aptal olanlar bilmez!

Onları “Keşke” bile kurtaramaz!

 

Sevgi ile Kalın

akt

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.