"Adana uyuma Başkanına Sahip Çık"

Osman PALAMUT

05 Haziran 2013 Çarşamba 09:06

Ülke genelinde dalga dalga yayılan protesto gösterileri, kentimizi de etkisi altına alarak günlerdir devam ediyor.

Daha önce de ifade ettiğim gibi, toplumsal tepkiyi algılamayıp yerinde oturan toplumlar, kaderlerine razı olur ve gelen yönetimlerin almış olduğu her karara ise, sanki kaderin bir öngörüsüymüş gibi tepki göstermemeyi tercih ederlerdi.

Bu günlerde ortaya konan tepki, algılama açısından muazzam bir oluşum olarak ortaya çıktı.

Hatırlanacağı üzere geçmişti hemen her hafta gelen zamlar karşısında bile tepki vermeyerek, sanki kaderleriymiş gibi tepki vermemeyi tercih eden vatandaşlar, bu kez harekete geçerek tepkisini ortaya koymuştur.

Ortaya çıkan bu tepkileri gölgeleyen, itici hale getiren, toplumun kahir ekseriyetinin hüsnü kabulünü görmemesinin tek sebebi ise, tepki gösterilirken, bir taraftan suçsuz günahsız insanların işyerlerinin tahrip edilmesi, diğer taraftan ise kamu mallarının yakılıp yıkılmasıdır.

İşte bu olmadı.

Bu beklenmedik bir kaosu getirebilir ki o zaman işin içinden çıkılmaz hale gelinir.

İktidar eleştirilirken, aslında farkına bile varılmadan iktidara verilen primdir aslında böylesine gerçekleştirilen nümayişler.

Dünkü gösterilere gelince,

Dün göstericilerin attığı bir slogan dikkatimi çekti.

Neydi o dikkat çeken slogan?

"ADANA UYUMA BAŞKANINA SAHİP ÇIK"

İlk defa Adana'da halktan beklenen bir ses yükseldi.

Dün bayrakları ellerine alan kalabalık, "Adana uyuma başkanına sahip çık" sloganlarını atarak, adeta “Artık yeter” dercesine yürüdüler, ama yakmadan ve yıkmadan.

İşte bu demokrasi talebidir,

Bu hak gaspının iadesinin talebidir,

Ve Adana ki gösterilerin belki de en anlamlısı, dünkü bu sloganın seslendirildiği gösteriydi.

Adana ayağında ki gösterilerin en önemli ayağı kim ne derse desin, 3 yılı aşkındır Adanalının egemenlik hakkı çiğnenerek görevden alınan Aytaç Durak olmalıydı.

Madem ki haksızlığa karşı bir başkaldırı var,  o zaman Eyyyyy.......; Adanalılar, bu güne kadar neden yapılan bu haksızlık için sesinizi çıkartmadınız?

Diğer illerde gözaltına alınan belediye başkanları için, o kentin insanları sokaklara dökülürken, Adana'da bir tek Allah'ın kulu uygulanan bu anti demokratik uygulama karşısında ne yazık ki, sesini çıkartmayıp uzaktan seyretmekle yetindi.

Ya siyasi Partiler ve Sivil Toplum Örgütleri?

Bu gün hükümete karşı diklenen hiç bir siyasi partinin girişimlerini samimi bulmuyorum.

Aytaç Durak görevden alınalı 3 yılı geçti, ama ne hikmetse Hukuk adına, Adanalının egemenliğinin tanınmaması adına ve en önemlisi Hak adına, ne CHP ve ne de MHP, medyatik serzenişlerinin dışında yerlerinden kıpırdamazlarken, yine halk adına kurulan sivil toplum örgütleri de sessizce olmayı seyretmekle yetindiler,

Peki o zaman bu sivil toplum örgütleri Allah aşkına neye yarar?

Adana öncelikle demokrasi mücadelesi bu alanda vermeliydi.

Bu mücadele verilmediği gibi, demokrasinin olmazsa olmaz ayaklarından olan basının bazı soytarıları da, bu yöndeki mücadelenin verilmemesi için adeta yırtınıp durdu.

İktidara yalakalık yapma uğruna, periyodik olarak örgütlü bir bilinç içerisinde hareket eden o basın mensupları, utanmadan ve sıkılmadan bu yaptıklarını da, kamu hizmeti olarak ifade etme bedbahlığına düştüler.

Sonuç olarak;

Bu gün iktidarı protesto etmek için toplumun duyarlılığını alkışlarken, suçsuz günahsız vatandaşların ve devletin malının tahrip edilmesinin medenice bir hareket olmadığının altını çiziyorum.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.