Yerel seçimlere henüz dokuz ay gibi bir zaman var,
Dokuz aylık zaman dilimi siyasi partiler açısından hem çok uzun ve hem de çok kısa bir zamandır.
Bunun bilincinde olan AK Parti, CHP ve MHP derinden derine ser verip sır vermeyecekleri çalışmaları elbette yapacaklardır ve yapıyorlar.
Cumhuriyet Halk Partisi ve MHP'de aday adaylarının ayak sesleri çoktan kamuoyuna zuhur ederken, AK Partinin derin çalışmalarından kulislere yansıyan şekliyle yeni yeni isimler duyulmaya başlandı.
Geçtiğimiz günlerde gündeme gelen işadamı Şekip Karakaya ismi AK Parti tabanında yer bulmayacağı için bu isim baştan kaybetti.
Bu günlerde Tarım Bakanı Mehdi Eker ve Turizm Bakanı Ömer Çelik isimleri ne hikmetse duyulmaya başlandı.
Bu bir taktik mi?
Yoksa nabız yoklama mı?
Bunu zaman gösterecektir.
Ancak Mehdi Eker ve Ömer Çelik üzerinde durmak lazım.
Dünyanın can damarlarından biri olan Tarım gibi bir sektörün politikalarında direk belirleyici olan Tarım Bakanı Mehdi Eker, neden Adana'dan Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı olsun?
Sanayi kadar önem arz eden, yakın gelecekte ülkelerin en büyük sorununun tarım olduğu tahmin edilen bir ortamda, Mehdi Eker'in Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olarak gösterilmesi doğru bir yaklaşım olur mu, veya Adana ölçeğinde bu isim tutar mı?
Her şeyden önce Adana'da ki seçmen profilinin yüzde yetmişe varan bir kısmının yerli halktan oluştuğunu göz ardı etmemek gerekir.
Yerli halk Tarım Bakanı olmasına rağmen sırf Büyükşehiri ele geçirmek için olası bir adaylıkta tercihini Sayın Eker'den yana koyacağı çok zayıf bir ihtimaldir.
Ömer Çelik'e gelince,
Sayın Çelik Mehdi Eker'e göre Adanalılık açısından daha şanslı bir arkadaşımız ve üstelik Adanalı bir bakan.
Bu özellikler Ömer beyin avantajıdır,
Ancak avantajının yanında dezavantajı da vardır.
Ömer Çelik'in halkla bütünleşmemiş olması, bu güne kadar ciddi yatırımların öncülüğünü yapmamış olması ise dezavantaj olarak karşısına çıkmaktadır.
Diğer taraftan, AK Parti zor olan bu kentte büyükşehir belediyesini almak için büyük bir performans gösterecektir ve göstermek te zorundadır.
Çünkü yaklaşan yerel seçimlere rahat girmeyecektir.
Çünkü ortada bir de Aytaç Durak faktörü var.
Yaklaşık iki yıl kadar önce yeniden aday olmayacağını söyleyen Sayın Durak için iktidar kanadının intikam alırcasına görevine iade etmemesi, AK Partinin en büyük dezavantajıdır.
AK Partili arkadaşları düşündüren konulardan biri de bu.
Sayın Durak aday olur mu olmaz mı?
Veya aday olmaz ise her hangi bir adayı işaret eder mi?
Oysa bu sorun çok rahat çözülür ve ortada sorun kalmazdı.
Sonuç olarak;
Yaklaşan yerel seçimler öncesi bu köprünün altından daha çok suların geçeceği muhakkak.
Şu anda akan sular bulanık ve net bir şey gözükmüyor.
Ama tüm partiler için kolay bir seçim olmayacağı da gün gibi gözüküyor diyorum.