Ramazan en büyük sosyal hadisedir

Osman PALAMUT

16 Temmuz 2013 Salı 08:33

İnsanlık için;

Af kapısı, iletişim kapısı, merhamet kapısı, Rahmet kapısı, umut kapısı , sevgi kapısı,  cömertlik kapısı ve barış kapısıdır Kuran'ın Şereflendirdiği Ramazan ayı.

Ramazan ayı, yalnız ibadetle sınırlı olan bir ay olmayıp, insanlık tarihinin en büyük sosyal hadisesidir.

Özellikle barışı ön görmesi, ekonomik sıkıntıların hafifletilmesi için yardımlaşma müessesesinin en iyi şekilde çalıştırılması açısından elbette en büyük sosyal hadisedir

Ramazan ayı yalnız insanın insana bakış açısını değil, insanın hayvanlara ve tüm canlılara karşı bakış açısını değiştirerek, merhamet duygusunu zirveye çıkartan bir aydır.

"On bir Ayın Sultanı" ifadesiyle şereflenen Ramazan ayı, bu hikmeti nedeniyledir.

İslam Büyüklerinden İmami Rabbani 45. mektupta diyor ki,

"Bilinmelidir ki Ramazan ayı çok kıymetli, büyük bir aydır. Bu ayda yapılan bütün nafile ibadetler, Namaz, zikir, sadaka ve benzeri ibadetlerin tamamı, diğer aylarda eda edilen farz ibadetlere denktir. Bu ayda bir farzı yerine getiren kimse, diğer aylarda 70 farzı yerine getirmiş gibi olur. Ramazan ayında kim, oruçlu bir kimseye iftar ettirirse, onun bütün günahları bağışlanır ve cehennem ateşinden kurtulur. O iftar ettirdiği kimsenin sevabından hiçbir şey eksilmeksizin, onun sevabının aynısını kazanır"

Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammet Mustafa (S.A.V) hadisinde,

"Bu ayda Allah taala cennet kapılarını açar cehennem kapılarını kapar." diyor.

 

Yine Şah veliullah Dihnevi, Hüccetüllahil Baliğa isimli eserinde, "Oruç, hayvani gücün zayıflaması oranında hatalara kefaret olur:

'Oruç, Büyük bir iyilik, (Hasene) oluk, meleki yönü güçlendirir; hayvani yönü de zayıflatır. Ruhu cilalamakta, nefsi kontrol altına almakta, oruç gibisi yoktur.' Bu yüzdendir ki, kutsi hadiste Allahu Teala, oruç hakkında şöyle buyurmuştur:

''Adem oğlunun her ameli kendinindir. Yalnız oruç müstesnadır. Çünkü o benimdir, Onun mükafatını verecek olan benim' der

Bu ayın hikmetini çok iyi algılamak gerek,

Gerek İmami Rabbani ve özellikle de Peygamberimizin hadisinde açıkça ifade edilen Ramazan Ayının hikmetinin ve faziletinin idrakinde olmak gerek.

Ancak , merhamet kapılarının sonuna kadar açıldığı böylesine bir ayda, İslam ülkelerinde fitne kazanı sonucu meydana gelen zalimlikler, İslam’ın ruhuna taban tabana elbette zıttır.

Suriye'de hemen her gün yüzlerce insanın öldürülmesi ve bu gün itibariyle yüz bini aşan masum insanın katledilmesi karşısında, Suriye'yi yöneten zalimler nasıl Müslüman olabilir?

Demokrasiyi hazmedemeyen Mısır ordusunun ortaya koyduğu alçaklıkla, yönetimden uzaklaştırılan halkın Cumhurbaşkanına yapılan bu zalimlik, İslam ruhuyla nasıl bağdaşabilir.

Cumhurbaşkanını uzaklaştırmakla kalmayıp Şeytandan sonra Allah'ın lanetine Uğrayan İsrailoğullarının zalimliği yetmiyormuş gibi, Filistinlilerin dünyaya açılan tek kapıları olan Refah Sınır kapısının kapatılması İslam’la bağdaşabilir mi?

Gerek Suriye’de ve gerek Mısır’da meydana gelen hadiseler tam anlamıyla hayvani bir yol değil mi?

Şu Ramazan ayında, bir yudum suya ve bir lokma ekmeğe muhtaç olan Müslümanların varlığı karşısında batının, özellikle de ABD'nin oyuncağı konumunda olan alçak Suud krallığının zalimleri sevindiren ahlaksızlığı, elbette İslam alemine vurulan en büyük darbe olsa gerek.

Sonuç olarak;

Şu Ramazan ayında Merhamet gününde, zalimlerin hayvani yönünün  katmerleştiği bir ortamda, Yüce Kuran'ın şereflendirdiği Ramazan ayının, zalimlerin akıttığı kanın ve zalimliklerin son bularak ülkemize huzur ve güven getirmesine vesile olmasını diliyorum.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.