Türkiye'den soylu bir destek!

Osman PALAMUT

30 Temmuz 2013 Salı 11:51

Mısır'da siviller katlediliyor, dünya seyrediyor, Türkiye ise soylu bir çıkışla tarihi misyonunun gereğini yapıp darbecileri ve şakşakçılarını yerden yere vuruyor.

AK Parti iktidarını beğenmeyip yerden yere vurabilirsiniz, ancak Mısır konusunda Sisi denen canavarın emriyle katledilenler için, Başbakan'ın darbe karşıtlarına verdiği desteği kimse görmezlikten gelemez.

Bu gün itibariyle 500'ün üzerinde Şehit  ve 5 bine yakın yaralı var.

Peki Mısır ordusu neden demokrasi istemiyor?

Halkın hükümranlık hakkı neden engellenmeye çalışılıyor?

Halkın iradesinin tekamül edilmemesinin tek nedeni ülkenin ekonomik kaynaklarının ordunun elinde olması.

Yani sizin anlayacağınız Mısır ordusu bir nevi silah zoruyla ülkenin ekonomik kaynaklarının büyük bir kısmına sahip olarak ticaret yaparak saltanat yaşıyor.

Hatırlanacağı üzere devrik lider Hüsnü Mübarek'in mal varlığının eşinin ve oğullarının dışında tam 60 Milyar, diğer bir ifadeyle 60 katrilyon olduğu ortaya çıkmıştı.

Yapılan açıklamalarda bu gün için tam bir milyon Mısırlının yalnız Kahire'de ekonomik sıkıntı nedeniyle evi barkı olmadığı için mezarlıklarda yaşıyor.

Sefaletin hüküm sürdüğü Mısır'da deyim yerindeyse halk adeta köle gibi karın tokluğuna çalışıyor ama Sisi denen deyyus gibi generaller ise büyük varlıklara hükmediyorlar.

Bu günden sonra Sisi canavarı artık geri adım atmayarak yapmış olduğu vahşetlere yenilerini ekleyerek konumunu korumak isteyecektir.

Aksi takdirde yüzlerce insanın katili olarak yargılanacağını adı gibi biliyor.

Askeri darbe dün itibariyle dünyanın bilgi almasını engellemek amacıyla TRT başta olmak üzere  olayları tarafsız açıdan değerlendiren yazılı ve sözlü basına sansür getirerek çalışmalarını engelledi.

 Basına getirilen sansür tamamen bir korkunun tezahürüdür.

Ne gariptir ki böylesine soysuzluk karşısında batılı ülkeler gibi İslam ülkelerinin birçoğu da darbecileri destekleyerek ya sessiz kaldılar veya Suud kralı gibi soysuzca milyarlarca dolar yardım yapmak için anında harekete geçtiler.

Oysa Suud kralı olan namusuz dünyaya medeniyeti getiren Hazreti Peygamber'in ve Mekke'i mükeremenin nimetlerini utanmadan ve sıkılmadan alarak Peygamberimizin adalet ve insan hakları konusunda ki hassasiyetini görmezlikten gelmektedir.

Sonuç olarak;

Unutulmamalıdır ki Hak olan yolun dışında ki hiçbir hareket ilelebet payidar olmaz

Eninde sonunda zalimliklerinin hesabını vermekle karşı karşıya kalacaklardır.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.