Zalimlerin bayramı olmaz

Osman PALAMUT

08 Ağustos 2013 Perşembe 10:19

Sezai Karakoç;

“Bizler yarıştan sonrada koşan atlarız” der,

Bir Ramazan ayını daha idrak ederek bu gün Ramazan ayının hediyesi olan Bayramı kutluyoruz.

Sezai Karakoç diyor ya, bizler yarıştan sonra da koşan atlarız, da olduğu gibi bizler idrak ettiğimiz Ramazan ayının uhuvvetini, bereketini ve o yüce iklimini bundan sonra da teneffüs etmeliyiz.  

Bu gün Bayram,

Bayramları hep özleriz ve özlemle bekleriz,

Bayramlar barışın, huzurun ve neşenin sembolü olduğu için hep özleriz.

İnsani ilişkilerin Nirvana yaptığı bu günlerde, karşılıklı iltifatların ve ikramların olduğu İslam aleminin dışında, başka bir alem gösterilemez.

İslam aleminin iki büyük bayramından biri olan Ramazan Bayramı'nı huzur içerisinde idrak etmek istiyoruz ama işte bu biraz zor olsa gerek bu mübarek bayramda.

Çünkü bu coğrafyada cadılar kazanlarında fitne ateşinin gür bir şekilde kaynaması için, kazanın altına ha bire odun atmaya devam etmektedirler.

Dolayısıyla;

Bu bayram İslam alemi için doğal olarak buruk geçiyor.

Mısır, Suriye, Irak, Afganistan ve Filistin'e baktığımız zaman, Ramazan Bayramının Allah'ın bir hediyesi olmasının ruhuna uygun geçtiğini elbette kimse söyleyemez.

Allah, Ramazan ve Kurban Bayramını cahiliye toplumunun geleneksel bayramlarını terk ederek kendilerine hediye ettiği ve büyük bir muhabbetle kutlamalarını emrederken, iki bayramın kendine has ta ilkeleri vardır.

Bırakın bu mübarek günde kan dökülmesini, küs olanların bile koşulsuz olarak barışmalarını emretmiştir.

Makam ve mal hırsının gözlerini büyülediği zalim diktatörlerin akıl almaz hırsları milyonlarca masum vatandaşın kanının akmasına neden olurken, ne gariptir ki Ramazan ayının ve bayramın kutsiyetini bile hiçe sayarak katliam yapan zalimlerin, Allah'ın lanetine uğramış Şeytandan bir farkı var mı?

Elbette yok.

Bunlar;

Firavunun ta kendileridir.

Nasıl firavun olmasınlar ki,

Bu ülkelerde, anasını babasını kaybeden çocuklar ve çocuklarını kaybeden ana babaları düşündüğümüz zaman, bunlara elbette firavunun bizatihi kendileridir diyoruz.

Sonuç olarak;

Arap ülkelerinde, Siyonistlerin şeytani oyunlarıyla gerçekleştirilen darbeler bile meşru görülüyor.

Siyonistlerin tezgahladığı bu oyunlar karşısında, siyaset kurumu ve millet olarak dikkatli olmak durumundayız.

Isparta'daki uçak kazasında hayatını kaybeden fizikçiler, Aselsan mühendislerinin bir biri ardına şüpheli ölümleri göz önüne getirildiği zaman, hokkabaz batının; Anadolu için ne denli bir fitne peşinde olduğu artık anlaşılmalıdır diyorum.

Zalimlerin tanımadığı şu mübarek Ramazan Bayramında tüm İslam aleminin bayramını kutluyoruz.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.